AJAX progress indicator
Sözlükte Ara: [ Aramayı Sil ]
  • a

  • Akut
    1. Ani başlayan ve birden şiddetlenen (akut hastalık). 2. Genellikle durumun ciddi olduğunu da gösterir (akut ağrı; birdenbire ortaya çıkar ve keskin bir ağrıdır). 3. Kısa sürede tedavi edilmesi gereken anlamında da kullanılr (Akut hasta,(...)
  • ALT
    Alanin aminotrasferaz (ALT, SGPT) (Normal Değeri: 0-50 U/L). Alanin aminotrasferaz (ALT) karaciğer nekrozuyla karakterize hastalıkların tanı ve takibinde kullanılır. Primer olarak karaciğerde bulunur. Karaciğer hastalığında klinik semptomlardan(...)
  • Altı çizili kelimeler
    Altı çizili kelimeler, turkcerrahi com 'un sözlüğünden alınan açıklamaları gösterir.
  • Anal Fissür
    Anal fissür, anüsteki ince, nemli dokudaki (mukoza) küçük bir yırtıktır. Gaita yaparken sert veya büyük dışkı geçtiğinde anal fissür oluşabilir. Anal fissürler genellikle gaita yaparken ve yaptıktan sonra ağrı ve kanamaya neden olur. Anal(...)
  • Anal Fistül
    Anal fistül, cilt ile sindirim sisteminin sonundaki kaslarla çevrili açıklık (anüs) arasında gelişen enfekte bir tüneldir. Çoğu anal fistül, bir anal bezde başlayan enfeksiyonun sonucudur. Anal bezdeki enfeksiyon önce apseye dönüşür. Apse,(...)
  • Anal Kanal
    Kalın bağırsağın (kolon), 4-5 cm lik en son (alt) parçasıdır. Rektum ile anal verge (anal orifis, anüs) arasındadır (cerrahi anal kanal). Kalçaların arasındaki (anal verge çevresindeki) keratinize, pigmente perianal deride cilt ekleri(...)
  • Anemi
    Anemi, kansızlık; vücudun dokularına gerekli oksijen taşımak için yeterli miktarda sağlıklı kırmızı kan hücrenizin bulunmadığı bir durumdur (eritrosit, kırmızı küre, alyuvar). Anemi, alyuvar sayımı veya hemoglobinin normalden daha düşük(...)
  • Anestezi
    Anestezi, his kaybı; özellikle de ağrı kaybı, uyuşma, uyuşturma. Ağrı, dokunma, sıcak, soğuk hisleri kaybolur. Özellikle de güvenli ve ağrısız cerrahi (ameliyat) yapılabilmesi için ilaçlar kullanılarak sağlanır. Anestezi, ilaçla bilinçli olarak(...)
  • Anoderm
    Anal kanalın içini kaplayan tabaka (epitel). Aşağıda anal verge, yukarıdaki dentat çizgi (pectinate çizgi) arasında, anal kanala ait epiteldir. Anal mukoza da denmekle birlikte, anoderm (anal cilt, deri) daha doğru bir tanımlamadır.  Çünkü(...)
  • Anorektal
    Kalın bağırsağın anüs ve rektum kısımlarıyla ilgili. Örneğin: Anorektal apse (perianal apse) anorektal hastalıklar (hemoroid, anal fissür, anal fistül), anorektal manometri, anorektal fistül.
  • Anoskopi
    Anoskopinin kelime anlamı, anal kanalın içine bakmak demektir. Anoskopi, anoskop (anal spekulum) adı verilen, küçük, sert, ışıklı bir boru şeklindeki alet kullanarak yapılır. Anoskopi, hemoroid, anal fissür ve kanser teşhisinde(...)
  • Anterior
    Ön, önünde, öne yakın. Posterior'un zıddı. İnsan anatomisinde vücudun ön yüzeyini ifade eder. Genellikle bir yapının diğerine göre konumunu, yani vücudun ön kısmına yakın konumda olduğunu belirtmek için kullanılır. Eş anlamlısı:(...)
  • Antienflamatuar
    İnflamasyonu, yangıyı (iltihabi reaksiyonu) önleyici. Antiinflamatuar ilaçlar kortizon, asprin ve ibuprofen türü ilaçlardır. Bu ilaçlar inflamasyon bulguları olan şişme (ödem), hassasiyet, ağrı ve ateşi düşürürler. Nonsteroid(...)
  • Antioksidan
    Antioksidan; oksidasyonu engelleyen, özellikle de vitamin E, vitamin C veya beta karoten gibi oksidasyonun zararlı etkilerden koruyan maddeler. Oksidasyon, hücrelere zarar verebilecek serbest oksijen radikalerinin ortaya çıkabildiği kimyasal(...)
  • Apeks
    Tepe noktası. Koni yada piramit şeklindeki bir yapının uç noktası. Piramit veya koni şeklindeki bir yapının herhangi bir ucu. Vücudun dışındaki yapılar için genellikle "uç" terimi kullanılırken (örneğn; burun ucu, dil ucu), vücudun içindeki(...)
  • Asemptomatik
    Semptom-belirti vermeyen, sessiz seyreden, subklinik hastalık. Asemptomatik ve subklinik birbirine yakın terimlerdir. Subklinik, normalden az belrtinin olduğu ya da hiç semptom vermeyen hastalıklarda kullanılır. Hastalığın Asemptomatik(...)
  • Asit
    Asit, assit, ascites, karında yani periton boşluğunda sıvı toplanması. Teknik olarak periton boşluğunda 25 ml yi geçen sıvı asit olarak kabul edilir. En çok kronik karaciğer yetmezliğinde (siroz) görülür. Peritonitis karsinomatoza, over(...)
  • AST
    Aspartat aminotransferaz (AST, SGOT) (Normal Değeri: 0-50 U/L) Aspartat aminotransferaz (AST) karaciğer hastalıklarında ve özellikle parankim hasarına bağlı gelişenlerin tanı ve takibinde kullanılır. Aspartat aminotransferaz (AST), karaciğer,(...)
  • Atrofi
    Körelme, zayıflama. Normal olan bir organ ya da dokunun küçülmesi, körelmesidir. Organ ya da dokunun, gelişme evresinde geri kalması (gelişme geriliği) de atrofi olarak ifade edilir. Gelişme geriliğindeki atrofinin nedenleri arasında(...)
  • b

  • Bakteriyemi
    Kan dolaşımında bakterilerin varlığı, bakteremi, bacteremia. Geçici, aralıklı veya sürekli olabilir. Geçici bakteriemi diş çekimi gibi dental işlemlerden kaynaklanabilir. Sağlıklı insanlarda geçici bakteriyemi belirti vermez ve kendiliğinden(...)
  • Benign
    İyi huylu, malign'in tersi. Tümörle (onkoloji) ilgili kullanılırsa, benign iyi huylu anlamındadır ve uygun tedavi ile bir daha nüks etmeyecek tümörleri kapsar. Benign'in onkoloji (tümör) dışı durumlarda kullanımı ise zararsız anlamındadır,(...)
  • Benign prostat hiperplazisi
    BPH, benign prostat hipertrofisi de denir, prostat büyür. Orta yaş üstü erkeklerde görülür (50 yaş). Büyümüş prostat bezi, üretrayı sıkıştırarak, idrara başlarken ve yaparken zorluğa (ıkınmaya), idrar hızının azalmasına, mesane tam boşalamadığı(...)
  • Beyaz Küre
    Beyaz küre, lökosit. Kanın pigment (boya) içermeyen immun sistem hücreleridir (bağışıklık sistemi). Kemik iliğinde üretilir, çekirdek (nukleus) bulunur ancak hemoglobin bulunmaz (eritrosit ve trombositlerde nukleus yoktur). Beyaz küreler(...)
  • Bilirubin
    Bilirubin, safraya rengini veren koyu sarı maddedir. Heme denen organik bir molekülün yıkımı (parçalanması) ile açığa çıkar. Heme, kanda oksijen taşıyan hücreler olan eritrositlerin içindeki hemoglobin denen proteinin bir parçasıdır. Her(...)
  • Bipolar
    Çift kutuplu (uçlu) olan, Bipolar elektrokoter; koter pensetinin her iki ucunda da elektrik vardır ve devre bu iki uç arasında dokudan geçerek tamamlanır. Dolayısıyla sadece iki ucun arasında kalan doku koterize edilir, yakılır.(...)
  • Biyopsi
    Biyopsi; patoloğun mikroskopta incelemesi için doku, hücre alınması, ya da sıvı alınması, çıkarılması. Çoğunlukla bir tümörün habis (malign) veya iyi huylu (benign) olup olmadığını belirlemek için yapılır biyopsi. Bazı infeksiyon ve inflamatuar(...)
  • Bulgu
    Bulgu, sign. Muayene ile tespit edilebilen hastalığa ait objektif bulgu, işaret.  Örneğin ateş, hassaiyet, duyulan anormal solunum sesleri. Bulgulara çoğu zaman semptomlar eşlik eder.  Belirti (semptom) ise, hastanın hastalıktan(...)
  • Büyük Omentum
    Büyük omentum (omentum majus, epiploon) midenin büyük kurvatüründen başlayıp tüm bağırsakların üzerini mutfak önlüğü gibi örten , 4 katlı bir periton tabakasıdır. 4 kat tabakanın ikisi midenin ön ve arka yüzünden, ikisi ise transvers kolonun ön(...)
  • Bypass
    Bypass; cerrahi olarak oluşturulan yan yol, köprü. Normal anatomik oluşumun atlanıp devre dışı bırakılması.
  • c

  • Cerrahi
    (ing. surgery), latince chirurgiae kelimesinden gelir, elle yapılan anlamındadır. Tıpta hastalıkların ameliyatla tedavi edilmesidir. Tipleri: Zamanlamasına göre: Elektif (uygun şartlarda)/acil, anmacına göre, küratif (tedavi edici), palyatif(...)
  • Cerrahi Tedavi
    Cerrahi, (ing. surgery), latince chirurgiae kelimesinden gelir, elle yapılan anlamındadır. Tıpta hastalıkların ameliyatla tedavi edilmesidir. Bakınız cerrahi.
  • d

  • Dansite
    Dansite; yoğunluk. Radyolojide X ışını geçirgenliği anlamında kullanılır. Bir madde-doku X ışınlarını ne kadar az geçirirse, filmlerde o kadar dens (hiperdens, beyaz) görünür, örneğin kemikler. Madde-doku, X ışınını ne kadar çok geçiriyorsa o(...)
  • Dentat çizgi
    Anal kanalın üst üçte ikisini, alt üçte birinden ayıran dişli çizgi. Pectinate line, linea dentata. Dentat= diş gibi
  • Dexon
    Emilebilir, sentetik, örgülü dikiş. Gerilme direnci 2-3 hafta sürer, 60-90 günde tamamen emilir.
  • Direkt Bilirubin
    Direkt bilirubin, suda çözünebilen bilirubindir. Eritrositin yıkımı ile oluşan indirekt bilirubin, kanda albumine bağlı olarak karaciğere taşınır. Karaciğerde glukuronik asitle birleştirilir ve suda eriyebilen direkt (konjuge) bilirubin(...)
  • Direkt İnguinal Herni
    Direkt İnguinal Herniİnferior epigastrik arterin medialinden yani Hasselbach üçgenin çokan kasık fıtığıdır. Karın içi basıncın arttığı durumlarda (prostat hiperplazisi nedeniyle ıkınarak idrar yapam, kronik öksürük, obezite, ağır kaldırma vb)(...)
  • Distal
    Merkezden uzak
  • Diyabet
    Diyabet, şeker hastalığı. Diyabet, hangi tip olursa olsun, kan şekerinin (glukoz) yüksek olmasıdır. Başlıca iki tipi vardır. Tip I diyabet; pankreas yeterli insülini üretemez (insülin yetmezliği). Tip I diyabete jüvenil diyabet de denir (genç(...)
  • Diyafram
    Karın ve toraks (göğüs) boşluklarını birbirinden ayıran muskulomembranöz (muskulotendinöz) bir yapıdadır. Diyaframın tendinöz olan orta kısmına centrum tendineum denir (santral tendon). Diyafram, nefes almamızı sağlayan (solunum) ana kastır.(...)
  • Diyare
    Diyare; ishal
  • Drenaj
    [glossary_parse]Boşalma, boşaltma. Örneğin mide drenajı yada drenaj ameliyatı, midenin boşalmasını sağlayan/kolaylaştıran bir işlemdir. Ülserli hastalarda mide asitini azaltmak için Vagotomi yapılır (mide siniri kesilir). Ama bu durumda(...)
  • Duodenum
    Duodenum, 12 parmak bağırsağı. İnce bağırsağın en kısa ve en geniş ilk kısmıdır. Yakalaşık 12 parmak (25 cm) uzunluğundadır. Pilor denen mide çıkışı ile, jejunum arasındadır. ana safra kanalı ve pankreas kanalı (Wirsung) buraya açılır. Peptik(...)
  • e

  • E vitamini
    E vitamini; alfa tokoferol. Yağda eriyen, antioksidan bir vitamindir. Doku hasarı yapan serbest oksijen radikallerine bağlanır. Özellikle buğday, bitkisel yağlar, yumurta sarısı ve yeşil yapraklılarda bulunur. Eksikliği özellikle nörolojik(...)
  • Ekojenite
    Ekojenite; ultransonda dokuların ses dalgalarını yansıtma (yankı-eko yapma) özelliği. Ekojen ya da hiperekojen dokular ses dalgalarının çarpıp geri döndüğü yapılardır (genellikle daha sert), ultrasonda beyaz görünürler (safra taşı gibi). Ses(...)
  • Eksizyon
    kesip çıkartma
  • Eksternal
    dış
  • Embriyo
    Embriyo, bebeğin ilk gelişim evresidir. Sperm ve yumurta birleştikten sonra zigot oluşur (son adet tarihinden 2 hafta sonra) ve mitoz bölünme ile her defasında hücreler ikiye bölünerek logaritmik olarak çoğalır. Embriyonal dönem zigot - 8.(...)
  • Enzim
    Enzim; biyolojik katalizör. Proteindir, hücrelerde üretilir. Katalizör; reaksiyonu hızlandıran. Örneğin pepsin, bir sindirim enzimidir.
  • Epigastrik
    Epigastrik, midenin üzerindeki (önündeki) karın bölgesidir. Göbek bölgesinin üst kısmı ile kaburga yayları arasında kalır. Genellikle mide ile ilgili ağrılar bu bölgede hissedilir.
  • Etanol
    Etanol; etil alkol. Sarhoşluk veren içeceklerdeki alkoldür. Renksiz, uçucu, yanıcı bir sıvıdır (C2H5OH).
  • Etyoloji
    hastalığın sebepleri
  • f

  • Fasya
    Fasya, dar manada kas ve iç organları saran veya bağlayan bağ doku. Geniş manada tüm dokuları bir arada tutan 3 boyutlu, örümcek ağına benzer biyolojik bir kumaştır.
  • Femoral Herni
    Femoral Herni, kasığın ve inguinal ligamanın hemen altında, femoral kanaldan kaynaklanan hernidir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Muayenede tanı konması zor olablilir. Şüphelenildiğinde yüzeyel ultrasonografi istenmelidir. (Tıp:(...)
  • Femoral Kanal
    Femoral kanal, femoral kılıfın (sheath) medialindeki (iç kısmındaki) kanaldır. Buradan lenfatik damarlar geçer ve lenf nodu bulunur. Femoral kılıfın içindekiler, femoral ven, arter ve sinirdir. Yani medialden laterale tekrar sıralayacak olursak(...)
  • Fetus
    Fetus, bebbeğin, gebeliğin üçüncü ayı ile doğuma kadarki evresi. Bu fetal dönemde (9-40 haftalar arası) , embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. (Tıp: Fetus, foetus)
  • Fıtık
    Organın, kendisini yerinde tutan kas ya da oluşumun dışına doğru kayması, normal yerinden başka bir alana yer değiştirmesidir.
  • Fibrozis
    Fibrozis, bağ dokusuna dönüşüm, nedbeleşme. Fibrozis, dokuda, hücreler arasında fibröz doku (bağ dokusu) birikimidir. Normal iyileşmenin bir parçası olarak ya da yaralanmaya bir yanıt olarak (patolojik) oluşabilir. Örneğin karaciğer dokusunun(...)
  • Fleksibl Rektosigmoidoskopi
    Endoskop denen bükülebilir (flexible) ışıklı hortum benzeri aletle rektum ve sigmoid kolonun içine bakılması. Kalın bağırsağın son 50 cm lik kısmı incelenir.
  • flep
    Cerrahide kapak yada kanat şeklinde kaldırılan doku parçası, genellikle de cilt. Başka bir bölgedeki hasarı kapatmak veya onarmak için kullanılır.
  • Fossa
    Fossa, anatomide çukur demektir. Vücutta çukur bölgeleri adlandırmak için kullanılır. Örneğin medial inguinal fossa direkt inguinal herninin kaynaklandığı bölgedir. Popliteal fossa, dizin arkasındaki çukurluk. (Tıp: fossa)
  • g

  • Genel Anestezi
    Genel anestezi, kişinin tamamen bilinçsiz hale getirilerek ve ağrı duyması engellenmesi. Uyumaktan daha derindir, beyin ağrılı uyaranlara cevap vermez. Genellikle intravenöz ilaçlar ve gazlar birlikte kullanır. Şuur kaybı ve anestezinin yanı(...)
  • Göbek bağı
    Göbek bağı, göbek kordonu, umbilikal kord da denir. Embriyo / fetüsün plasenta ile bağlantısını sağlar. Bebeğin bir parçasıdır ve iki arter ve bir ven içerir. Umblikal ven, plasentedan gelen oksijenli ve besinli kanı taşır (portal venin sol(...)
  • Grade
    Grade; derece, evre.
  • h

  • Hemoroidektomi
    Hemoroidin cerrahi olarak çıkarılması.
  • Hepatit
    Hepatit; karaciğerin inflamasyonudur (iltihabi reaksiyon). Kendini sınırlayıp iyileşebilir ya da fibrozis ve sonrasında da siroza ilerleyebilir. En sık nedeni hepatit virüsleridir (A, B, C, D, E, viral hepatit). Diğer sık nedenler alkol, basit(...)
  • Hepatomegali
    Hepatomegali, karaciğer büyümesi. En çok obezite, kalp yetmezliği, hepatit, lösemi-lenfoma ve genetik hastalıklarda ortaya çıkar.
  • Hepatosit
    Hepatosit, karaciğerin ana parankim hücresi. Karaciğerin %70-85'ini oluşturur. Protein ve safra üretir. Karbonhidratlardan yağ asiti ve trigliserid sentezler. İlaç, hormon vb detoksifiye eder (yıkar).
  • Hepatosteatoz
    Hepatosteatoz, karaciğer yağlanması. Hepatosteatoz, hepatosit denen karaciğer hücrelerinde yağ (lipit, en çok trigliserit) birikimidir ve karaciğer hasarının en sık görülen yansımasıdır. Başlıca 3 durumda oluşur. Basit karaciğer(...)
  • Heterozigot
    Heterozigot; gen çiftinin her birinin farklı olması.  İnsanda her bir özelliği belirleyen genler çifttir (diploid). Bir anneden, biri babadan gelir. Bu gen çiftleri beraber o özelliği belirler (saç rengi, göz rengi vb). Bu çift genler(...)
  • Hiatal Herni
    Hiatal herni, midenin bir kısmının, diyaframda yemek borusunun geçtiği açıklıktan (özofageal hiatus) yukarı kaçmasıdır. Tipleri: tip I; Midenin üst kısmı gastroözofageal bileşkeyle beraber kayar (sliding). Tip II; Midenin üst kısmı, fundusu(...)
  • Hiatus
    Hiatus, yarık, açıklık anlamındadır. Tıpta çeşitli yapıların geçtiği açıklıklar için kullanılır. Örneğin özofageal hiatus, yemek borusunun göğüs boşluğundan karına geçtiği seviyede, diyaframdaki açıklıktır. Genel cerrahide tek başına hiatus(...)
  • Hiperlipidemi
    Hiperlipidemi; kan yağlarının  normalden fazla olmasıdır (kolesterol ve trigliseritler gibi). Kazanılmış (akkiz) ve ailesel (konjenital) tipleri bulunur.
  • Hipertansiyon
    Hipertansiyon; yüksek kan basıncı. Kalp kasılırken (sistol, kan pompalanır) kan basıncı en üst düzeye çıkar, kalp gevşediğinde (diastol, kan kalbe dolar) kan basıncı en alt seviyeye iner. Ölçüsü mmHg (civa) dır. Kan basıncı söylenirken önce(...)
  • Hipertrofik Papilla
    Kronik anal fisürde oluşan ciltteki kabarık doku.
  • Homozigot
    Homozigot; gen çiftinin her birinin aynı olması.  İnsanda her bir özelliği belirleyen genler çifttir (diploid). Bir anneden, biri babadan gelir. Bu gen çiftleri beraber, o özelliği belirler (saç rengi, göz rengi vb). Bu çift genler birbirinin(...)
  • i

  • İatrojenik
    İatrojenik, insan eliyle (sağlık personeli) oluşan.  Tedavi yada tanı işlemleri sırasında  istemeden yapılan-ortaya çıkan durum. Örneğin safra kesesi ameliyatı sırasında, istemeden safra yollarının yaralanması, iatrojenik safra yolu yaralanması(...)
  • İç halka
    İç halkaKarın ön duvarında, kasık bölgesinde, erkekte spermatik kordun kadında uterusun round ligamentinin geçtiği delik (halka). İnferior epigastrik damarların hemen lateralinde kalır. İndirekt inguinal herni  buradan karın dışına çıkar. (Tıp:(...)
  • İdiopatik
    İdiopatik, hastalığın nasıl geliştiği bilinmeyen. Genellikle kriptojenik kelimesi ile aynı anlamda kullanılır. Kelime kökeni olarak idiopatik, patolofizyolojisi bilinmeyen, kriptojenik ise orjini yani sebebi bilinmeyen anlamındadır. Örneğin;(...)
  • İmplant
    Vücutta eksik ya da hasarlı bir yapıyı değiştirmek ya da güçlendirmek için üretilmiş tıbbi cihaz
  • İndirekt Bilirubin
    İndirekt bilirubin, suda çözünmeyen bilirubindir. Eritrositin yıkımı ile oluşur, kanda albumine bağlı olarak karaciğere taşınır. Karaciğerde indirekt bilirubin glukuronik asitle birleştirilir ve suda eriyebilen direkt (konjuge) bilirubin(...)
  • İndirekt İnguinal Herni
    İndirekt İnguinal HerniEn sık görülen karın hernisidir. Tüm direkt inguinal herniden 5 kat daha sık görülür ve inguinal kanalın içinden çıkar. Kadınlardan 7 kat daha sık görünür. Bunun sebebi, erkeklerde testisin karın içinden skrotuma inişi(...)
  • İnflamatuar Bağırsak Hastalığı
    Bağırsaklarda iltihabi reaksiyon yapan hastalıklar. Bunlar ülseratif kolit ve Chron hastalığıdır. Bazan bu hastalıklar birbirinden ayrılamaz bu yüzen ikisinide ifade eden bu terim kullanılır.
  • İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları
    Kolon ve ince bağırsakta iltihabi reaksiyon yapan hastalıklar. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit ana hastalıklardır.
  • İnflame
    İltihabi reaksiyon gelişmiş
  • İnfrared
    kızılötesi ışın
  • İnguinal Herni
    İnguinal herni, kasık bölgesinde gelişen hernidir. Tipleri direkt ve indirekt dir. En sık görülen karın hernisidir. İndirekt inguinal, direkt inguinal herniden 5 kat daha sık görülür ve inguinal kanalın içinden çıkar. Direkt herniler ise daha(...)
  • İnguinal kanal
    İnguinal kanal, kasık bölgesinde, erkekte spermatik kord, kadında uterusun round ligamentinin geçtiği 4 yüzlü bir bölgedir. Spina iliaka anterior superior un medialinden başlar, tuberkulum pubikumun lateralinde biter. Sınırları, önde eksternal(...)
  • İnkarserasyon
    İnkarserasyon, latince (incarcerted) hapsolmuş demektir. İnkarserasyon genellikle herni için kullanılır, boğulmuş fıtık demektir. Fıtık elle geri gönderilemez (irreducible). (Tıp: Incarceration)
  • İnkarsere
    İnkarsere, latince (incarcerted) hapsolmuş demektir. İnkarsere herni, boğulmuş fıtık demektir. Fıtık elle geri gönderilemez (irreducible).
  • İnkarsere Herni
    İnkarsere herni, boğulmuş fıtık demektir (latince incarcerted; hapsolmuş). Fıtık elle geri gönderilemez (irreducible). Ağrılı olabilir, bağırsak obstrüksiyonuna neden olabilir, bağırsağın damarlarının da sıkışmasına bağlı olarak iskemi ve(...)
  • İnnervasyon
    sinirleri
  • İnsizyon
    İnsizyon, kesi, tıpta cildi, dokuyu ya da organı kesmek demektir. Örn. göbek üstü/altı median, subkostal, McBurney, Pfannenstiel, Kocherin kolye insizyonu gibi terimler ameliyata başlarken cilltte yapılan kesilerin yerini tarif eder. (Tıp: İncision)
  • İnsizyonel Herni
    İnsizyonel herni, kesi yeri fıtığı, karın ameliyatlarındaki kesilere bağlı gelişen hernilerdir. Aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir. Gelişme riski %15 civarındadır. Genellikle yara infeksiyonu gelişenlerde, yaşlı ve kilolu kişilerde ve(...)
  • İnspeksiyon
    gözlem
  • İnsülin
    İnsülin; Pankreasın salgıladığı, kan şekerini (glukoz) düşüren hormon. İnsülin hücrelerin glukozu kullanmasını sağlar. İnsülin olmadan (tip 2 diyabet) veya insülin rezistansı varsa (tip 1 diyabet) hücreler glukozu kullanamaz.
  • İnternal
  • İrritasyon
    tahriş
  • İskemi
    geçici kansızlık
  • IU
    IU, international unit (internasyonel-uluslararası ünite). Bir maddenin miktarını standardize etmek için, Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği (WHO) ölçü birimidir. Bazen ağırlık, bazen hacim, bazen biyolojik aktivite ölçü alınarak her madde için(...)
  • j

  • Jackknife
    çakı, tıpta yüzükoyun ve  bacaklar kalçadan öne (aşağı) doğru bükülü pozisyon
  • k

  • Karaciğer Fonksiyon Testleri
    Karaciğer Fonksiyon Testleri; kan testleridir. Karaciğer hastalığı olup olmadığını yada varsa takibi için kullanılır. Karaciğer fonksiyon testleri nelerdir? Alanin transaminaz (ALT) Aspartat transaminaz (AST) Alkalen fosphataz(...)
  • Koagülasyon
    pıhtılaşma
  • KOAH
    Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı.Akciğerden hava çıkışı daralmıştır. Nefes darlığı, öksürük ve balgama neden olur. Başlıca iki formu vardır kronik bronşit ve amfizem. Astım da buna dahil edilir. En sık nedeni sigaradır. (Tıp; COPD, Chronic(...)
  • Kolesterol
    Kolesterol, vücutta en çok bulunan steroiddir.Kan kolesterolü yüksek olanlarda kalp damar hastalığı riski artar.  Kolesterol; safra asitleri, D vitamini, progesteron, östrojenler (östradiol, österon, östriol), androjenler (androsteron,(...)
  • Kolonoskopi
    Endoskop (kolonoskop) denen ucu ışıklı hortum benzeri bükülebilir aletle tüm kalın bağırsağın ve ince bağırsağın son 10-15 cm lik kısmının incelenmesi.
  • Kombine
    beraber
  • Komplikasyon
    Komplikasyon, bir hastalık varken başka bir hastalığın veya sorunun eklenmesi. İlave sorun-hastalık, hastalığın kendisine, yapılan ilaç tedavisine ya da cerrahisine (ameliyat) bağlı gelişebilir. Yani komplikasyon iatrojenik (insan-doktor)(...)
  • Kondiloma Akuminata
  • Konjenital
    Konjenital (congenital), doğuştan, doğmalık, bebek doğduğunda var olan durumdur; kalıtsal olsun ya da olmasın. Konjenital anomaliler (hastalıklar) genetik, infeksiyöz ya da annenin beslenmesine bağlı olabilir. En ciddi konjenital anomaliler(...)
  • Konservatif
    Konservatif, Tıpta takip etmek ya da ilaç tedavisi yapmak anlamında kullanılır. Cerrahi tedavinin zıddıdır.
  • Konstipasyon
    kabızlık
  • Kontrakte
    Kontrakte, kasılmış. Örneğin aç iken safra kesesi doludur. Yemek yiyince kasılır (kontrakte olur), içindeki safra sindirim için boşalır ve küçülür. Bu yüzden açken yapılan karın ultrasonografisinde sağlıklı kese dolu olmalıdır. Ancak küçük(...)
  • Kortizol
    böbreküstü bezinden salgılanan ve iltihabi reaksiyonu (inflamasyonu) azaltan steroid yapılı bir hormon
  • Koter
    Koter, elektrokoter. Dokuları yakmaya ve yakarak kesmeye böylece kansız ameliyat yapmaya yaran kalem benzeri elektrikli alet.
  • Kriptojenik
    Kriptojenik, hastalığın sebebi bilinmeyen. Genellikle idiopatik kelimesi ile aynı anlamda kullanılır. Kelime kökeni olarak idiopatik, patolofizyolojisi bilinmeyen, kriptojenik ise orjini yani sebebi bilinmeyen anlamındadır. Örneğin; kriptojenik(...)
  • Kronik
    Kronik, müzmin, süreğen. Tıpta genellikle 3 aydan fazla süren hastalıklar kastedilir. Örneğin astım, diyabet, romatizma, KOAH.
  • Ksifoid
    Ksifoid, sternumun (göğüs kafesi ortasındaki kemik) kılıç şeklindeki kıkırdak alt kısmı.
  • Küçük Omentum
    Küçük omentum, midenin küçük kurvatürü ve duodenum ile karaciğer alt yüzeyi arasındaki 2 katlı periton tabakasıdır. Mide ile karaciğer arasındaki kısma gastrohepatik ligament (bağ), duodenumla karaciğer arasındaki kısma ise hepatoduodenal(...)
  • l

  • Laparoskop
    Laparoskop, karın içini hem aydınlatan hem de gösteren bir fiberoptik teleskoptur. Buna bağlı bir monitörden (ekran) karın içi görülür. 3, 5, 10 mm lik teleskoplar, küçük kesilerden karın içine yerleştirilir.
  • Laparoskopi
    Laparoskopi; Karın içine bakmak, karın içini aydınlatan ve gösteren bir teleskop ve buna bağlı monitör (ekran) ile yapılır. 3, 5, 10 mm lik teleskoplar, küçük kesilerden karın içine yerleştirilerek yapılır. Genellikle tanısal amaçlı(...)
  • Lateral
    Yan
  • Ligasyon
    bağlama
  • Lipid
    Lipid, yağ. Lipidlerin en önemli fonksiyonu enerji depolaması ve hücre zarını oluşturmasıdır. Lipidler, Karbonhidrat ve proteinlerle beraber canlıların ana yapısını oluşturur. Lipidler suda erimez, kloroform ve eterde çözünür.
  • litotomi
    doğum pozisyonu
  • lokal
    bölgesel. Lokal Anestezi: İşlem yapılacak bölgeye uyuşturucu ilaç enjeksiyonu. Diş çekimi ve biyopsi gibi işlemlerde kullanılır.
  • Lokal Anestezi
    İşlem yapılacak bölgeye uyuşturucu ilaç enjeksiyonu. Diş çekimi ve biyopsi gibi işlemlerde kullanılır.
  • Lokal Anestezik
     Yerel uyuşturma. Genellikle cilt altına yada  çalışılacak bölgeye giden sinirlere anestezik ilaç enjekte edilir.
  • Loküle
    göz göz
  • m

  • Makroveziküler
    Makroveziküler, büyük veziküllerden (keseciklerden) oluşan. Mesela makroveziküler steatoz, hücrede büyük yağ veziküllerinin birikimi ile oluşan yağlanmaObezite, tip II diyabet ve alkole bağlı makroveziküler hepatosteatoz olur.
  • Mesh
    Mesh, kelime anlamı ağ şeklinde örgülü (İng) demektir. Türk tıbbında eşanlamlısı yamadır. Cerrahi yamalar fıtıklı bölgeyi güçlendirmek için kullanılır. Bu yamaların hemen tamamı poliprolene ip ile balık ağı şeklinde üretilmiş ya da örülmüşlerdir.
  • Mikroveziküler
    Mikroveziküler, küçük veziküllerden (keseciklerden) oluşan. Mesela mikroveziküler steatoz, hücrede küçük yağ veziküllerinin birikimi ile oluşan yağlanma. Tetrasiklin, gebeliğe bağlı akut karaciğer yağlanması, Reye sendromu ve hepatit C De(...)
  • Mukoza
    Sümüksü doku. Barsak, ağız vb içini kaplar.
  • Mutasyon
    Motasyon, genetik yapıda kalıtsal değişiklik. Yani bu değişiklik çocuğa yada yeni, canlıya/hücreye da geçer. Ebeveynden çocuğa geçen kalıtsal hastalıklara ya da kanser gelişimine neden olabilir.
  • n

  • narkotik
    Uyku verici. Morfin ve eroin türü maddeler için kullanılır. Tıpta morfin türevi ilaçlar için kullanılır.
  • NASH
  • Nekroz
    kangren, kansızlıktan ölme
  • Nodül
    Nodül, yumru, boğum, küçük yuvarlak kitle (1-2 cm). Örneğin; tiroid nodülü, soliter nodül (tek nodül), lenf nodülü (lenf bezi), nodüler siroz (sizoz + karaciğerde nodüller), pulmoner nodül (akciğerde küçük kitle, genellikle maligndir). Nodüller(...)
  • Nonalkolik
    Nonalkolik, alkole bağlı olmayan.
  • Nonspesifik
    Sebebi bilinmeyen
  • nonsteroid antienflamatuar
    aslında ağrı kesici ve ateş düşürücü maddelerdir. Aynı zaamanda steroidler gibi antienflamatuar etkileri de vardır.
  • Nüksetmek
    Nüksetmek, nüks, hastalığın tekrar etmesidir. Örneğin fıtığın nüks etmesi, ameliyattan sonra aynı yerde yeniden fıtık olmasıdır. (Tıp: Recurrence, relapse)
  • o

  • Obez
    Obez, şişman. Sağlıklı kilonun üzerine çıkılması fazla kilolu ya da obez olarak adlandırılır. Ölçü vücut/beben kitle indeksidir. VKİ 18.5 dan küçükse zayıf, 18.5-25 arası normal (sağlıklı), 25-30 arası fazla kilolu (balık etli), 30-40 arası(...)
  • Obezite
    şişmanlık
  • Omentektomi
    Omentektomi, midenin büyük kurvatüründen başlayıp tüm bağırsakların üzerini mutfak önlüğü gibi örten büyük omentum un çıkarılmasıdır. Over kanseri ve endometrium kanserlerinde ek olarak, kolon ve mide kanserleride ise organla birlikte(...)
  • Omentum
    Omentum iki çeşittir. Küçük omentum ve büyük omentum. Sadece omentum denince genellikle büyük omentum kastedilir. Büyük omentum, midenin büyük kurvatüründen başlayıp tüm bağırsakların üzerini mutfak önlüğü gibi örten , 4 katlı bir periton(...)
  • Oral
    Oral; ağız yoluyla verilen. Örneğin oral beslenme; ağız yoluyla beslenme, oral aşı; örneğin çocuk felci aşısı damla şeklindedir ve ağız yoluyla verilen bir aşıdır.
  • Özofagus
    Yemek borusu
  • Özofajit
    Yemek borusunda iltihabi reaksiyon
  • p

  • Pacemaker
    kalp pili
  • Perianal apse
    Anüs çevresinde apse (çıban, cerahat)
  • Perine
    apış arası, anüs ile üreme organı arasındaki bölge
  • Periton
    Periton (peritoneum), karın zarı, karın ve pelvis boşluğunu kaplayan (paryetal / parietal periton) ve bunların içindeki organları da saran (visseral / visceral periton) zar. Başlıca iki tabakadan oluşur mezotel (tek katlı skuamöz/squamous(...)
  • Permeabilite
    Geçirgenlik
  • Pigment
    Pigment, renklendirici. Biyolojide hayvan ve bitki dokuları ile organlarına bulunan ve renk veren madde.
  • Polipropilen
    Polipropilen, otomotiv sanayinde kullanılan parçalardan, tekstil ve yiyecek paketlemesine kadar çok geniş kullanım alanı olan termoplastik (ısınınca yumuşayan) bir polimerdir. Tıpta dikiş (sütür) ve yamalarda sıkça kullanılır. Vücutta(...)
  • Polyglactin
    emilebilir, sentetik, örgülü ve monoflaman dikişler üretilen madde. Ticari marka Vicryl. Gerilme direnci 2-3 hafta sürer, 55-70 günde tamamen emilir.
  • Polyglycolic acid
    Emilebilir, sentetik, örgülü ve monoflaman dikişler üretilen madde. Gerilme direnci 2-3 hafta sürer, 60-90 günde tamamen emilir. Marka adı Dexon
  • Porselen Safra Kesesi
    Porselen safra kesesi, safra kesesi duvarında kalsifikasyon olmasıdır. Kese duvarı sert ve kırılgandır. Genellikle asemptomatiktir, çekilen direkt grafilerde kalsifiye safra kesesi duvarı seçilir. Özel bir kronik kolesistit formudur. Malignite(...)
  • Portal Hipertansiyon
    Portal venöz sistemde basıncın artması. Bu venöz sistem mide, ince bağırsak ve kolondan geri dönen kanı karaciğere taşır. En çok karaciğer sirozuna bağlıdır, çünkü hasta karaciğerde kan süzülüp kalbe geri dönemez, damarlar daralmıştır.
  • Portal Ven
    Portal Ven; mide, ince bağırsak, kolon (kalın bağırsak) ve dalağın venöz (toplardamar) kanını karaciğere taşıyan kalın ven (toplardamar). Superior ve inferior mezenterik venin bitleşmesi ile oluşur. Splenik ven, bu birleşmeden hemen önce,(...)
  • Posterior
    Arka, arkasında, arkaya yakın. Anterior'un zıddı. İnsan anatomisinde vücudun arka yüzeyini ifade eder. Genellikle bir yapının diğerine göre konumunu, yani vücudun arka kısmına yakın konumda olduğunu belirtmek için kullanılır. Eş anlamlısı:(...)
  • Preeklampsi
    Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra başlayan, doğumdan sonraki 4-6 hafta sürebilen, hipertansiyon, proteinüri (böbrekten protein kaybı), ve / veya patolojik ödem (özellikle akciğerde) ile karakterize hastalık. Preeklampsi, baş ağrısı,(...)
  • Prekanseröz
    Prekanseröz, premalign, kanser öncüsü. Henüz kanser olmamış ama kanser gelişecek yapı (lezyon). Tıpta bunların tanınması (erken teşhis), kanserin önlenmesine ya da erken tedaviye olanak verir. Örneğin, kolon polipleri premaligndir, yani daha(...)
  • Prematüre
    Olgunlaşamamış. Genellikle 37 haftadan önce doğan bebekler için kullanılır (Normali 40 hafta). Solunum yetmezliği ve infeksiyon en büyük sorundur. (Tıp; premature)
  • Primer Onarım
    Primer Onarım, hasarlı bölgenin / yaranın başka bir işlem yapılmadan sadece dikişle tamir edilmesidir. Örneğin fıtığı yama koymadan dikişle tamir etmek, bağırsak yaralanması varsa rezeksiyon-anostomoz yapmadan dikişle tamir edilmesi, temiz(...)
  • Prof. Dr. Ömer Rıdvan Tarhan
     Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
  • Proksimal
    Merkeze yakın
  • Proktit
    Rektumda iltihabi reaksiyın, tahriş
  • Prolabe
    sarkmış
  • Prolapsus
    sarkma
  • Prone
    yüzükoyun
  • Prostat
    Prostat;  erkek üreme sisteminde, mesanenin hemen altında bulunan bezdir. Kestane şeklindedir ve üretra başlangıcını (mesaneyi boşaltır) çevreler. Prostat aslında bir değil, 30-50 bezden oluşur. Prostatın salgısı süte benzer, spermin(...)
  • r

  • Radyasyon
    Tıpta genellikle radyoterapi (ışın tedavisi)  anlamına gelir
  • Regional
    Bölgesel.  Ama lokal den daha geniş bir alan kastedilir. Regional anestezi: Ameliyat yapılacak bölgeye giden sinirlere uyuşturucu ilaç verilir. Lokal anesteziden daha geniş bir alan uyuşur, örneğin tüm kol, tüm bacak, belden aşağısı gibi.
  • Regional Anestezi
    Ameliyat yapılacak bölgeye giden sinirlere uyuşturucu ilaç verilir. Lokal anesteziden daha geniş bir alan uyuşur, örneğin tüm kol, tüm bacak, belden aşağısı gibi.
  • Rektal Mukozal Prolapsus
    Rektum sümüksü dokusunun sarkması. Genellikle ilerlemiş çepeçevre iç hemoroidler nedeniyle olur.
  • Rektal Prolapsus
    Rektumun sarkması, genellikle anüsün dışına kadar çıkar
  • Rektoskopi
    Rektoskopi, proktoskopi. Kelime anlamı rektumun içine bakmaktır. Rektoskop denen 25 cm lik ışıklı bir tüple yapılır. Rektoskop ile anal kanal, rektum ve sigmoid kanalın distali görülebilir. Yapılan İşlem Bu test genellikle poliklinkte(...)
  • Rektum
    Kalın bağırsağın (kolon) 13-15 cm lik düz olan en son (alt) parçası
  • retansiyon
    Tutma, kalma. Örneğin idrar retansiyonu, idrarı yapamamak anlamına gelir.
  • s

  • Safra Tuzları
    Safra tuzları, primer safra asitleri olan kenodeoksikolik ve kolik asitin, taurin ve glisin ile konjuge edilmesi ile oluşur. Görevleri miçel oluşumunu kolaylaştırarak diyetteki yağların absorbsiyonunu, sindirimini ve suda taşınmasını(...)
  • Santral Obezite
    Santral Obezite; abdominal obezite, elma (erkek) tipi şişmanlık. Karın (bel) çevresinde daha fazla yağ birikiminin olduğu obezite tipidir. Kardiovasküler hastalık riski daha yüksektir. Armut (kadın) tipi şişmanlık basenler ve kalçalarda daha(...)
  • Sarılık
    Sarılık; ikter, hiperbilirubinemi. Cildin yada skleraların (göz akı) sararması. Kandaki safra pigmentlerinin (bilirubin) artışına bağlıdır. Normalde kan bilirubin düzeyi 0,2-1,2 mg/dl dir. Bilirubin 2,5 mg/dl nin üzerine çıktığında,(...)
  • Sekonder
    ikincil, tıpta başka bir hastalığın üzerine ya da bağlı olarak gelişen anlamında kullanılır
  • Semptom
    Semptom, belirti demektir. Hastanın anlattığı şikayetlerdir. Subjektiftir, ölçülemez. Örneğin karın ağrısı. Doktor muayene ile karın ağrısının vasfını, neye benzediğini anlayamaz, hastaya sorarak subjektif bir biçimde öğrenir. (Tıp: Symptom)
  • Semptomatik
    Belirti veren.
  • Sfinkter
    Kanal şeklindeki yapıları sararak, kanalı açıp kapatan kas halkası
  • Sfinkterotomi
    Sfinkterin kesilmesi
  • Siroz
    Siroz, karaciğer sirozu; en çok viral hepatit, alkol ve karaciğer yağlanmasına bağlı gelişen karaciğer hastalığının son evresidir. Karaciğer dokusunda fibrozis (nedbeleşme) gelişir ve nodüllerin ortaya çıkar. Buda karaciğer yetmezliği ve portal(...)
  • Skleroterapi
    Hasta damar içine, damarı büzüştüren ve sertleştiren ilaç enjekte edilmesi
  • Sklerozan
    büzüştürücü, sertleştirici
  • Skrotum
    Skrotum, erkeklerde testis, epididim ve spermatik kordun alt kısmının  içinde bulunduğu, kas ve ciltten oluşmuş bir kesedir. Kadındaki labia majörün eşdeğeridir. İndirekt inguinal herniler skrotuma inecek kadar büyüyebilir. Testis çevresinde(...)
  • Spazm
    Kasılı kalma
  • Steatohepatit
    Steatohepatit, karaciğer  yağlanmasının neden olduğu karaciğer inflamasyonu (iltihabi reaksiyon).
  • Steatoz
    Steatoz, yağlanma. Bir çeşit hücre hasarıdır, hücre içinde trigliserit damlacıkları birikir.  Steatoz, en çok karaciğerde görülür (hepatosteatoz). Obezite, tip II diyabet, kolesterol yüksekliği ve alkol kullanımına bağlıdır.
  • steroid
    steroid ilaç denince genellikle inflamasyonu önleyen kortizollü ilaçlar kastedilir
  • Strangülasyon
    Strangülasyon, boğulma, sıkışarak kansız kalma (strangling, boğazını sıkarak boğmak). Strangüle herni, fıtığın içindeki bağırsakların kansız kaldığını (iskemi) ve gangren gelişebileceğini ifade eder. Bağırsak obstrüksiyonlarında da yine(...)
  • Strangüle
    Strangüle, boğulmuş, sıkışarak kansız kalmış. (strangling, boğazını sıkarak boğmak). Strangüle herni, fıtığın içindeki bağırsakların kansız kaldığını (iskemi) ve gangren gelişebileceğini ifade eder.
  • Strangüle Herni
    Strangüle herni, inkarsere hernide bağırsakların kan akımı kesildiğinde (iskemi) bu ismi alır. Etkilenen bağırsakta gangren gelişebilir. Bu ise hayatı tehdit eden bir durumdur ve acil cerrahi gerektirir. Çünkü strangüle bağırsak sonunda(...)
  • Submukozal
    Mukoza altından.
  • supozituar
    fitil, rektal ya da vaginal kullanım için
  • t

  • Tam Buğday
  • Tam tahıl
    Tahılın (buğday, çavdar, yulaf vb) lif açısından zengin dış kabuk (kepek), ortadaki nişastalı kısım (endosperm) ve iç kısmının (tohum) her üçünü de içerir
  • Taşikardi
    Taşikardi, taşiaritmi de denir, kalp hızının (nabız sayısı) normalden (istirahatte) fazla olamasıdır. 15 yaşın üzerindeki erişkinlerde dakikada 100 den fazla olmasıdır. Yaş küçüldükçe bu sınır büyür. Nedenleri, egzersiz, anemi, korku-heyecan,(...)
  • Tension Free
    Tension free, gerilimsiz demektir. Tıpta tension free herni onarımı (fıtık tamiri) şeklinde sıkça kullanılır, yama ile yapılan onarım kastedilir (Lichtenstein). Çünkü dikiş konan tekniklerde gerilim vardır ve gerilim nükse neden olur. Tension(...)
  • Testis
    Testis, erbezi, erkekte üreme hücrelerini (spermatozoa) üreten endokrin bir bezdir. Yani aynı zamanda androjen hormonları (özellikle testosteron) üretir. Skrotum içinde bulunur. Kadında eşdeğeri overdir (yumurtalık). Testis ve overin her(...)
  • Tip 1 Diyabet
    Tip 1 diyabet; pankreas yeterli insülini üretemez (insülin yetmezliği). Tip 1 diyabete jüvenil diyabet de denir (genç yaşta görülen), çocukluk ya da ergenlikte ortaya çıkar, tüm diyabetlerin %5-10'unu oluşturur.
  • Tip 2 Diyabet
    Tip 2 diyabet; dokular insüline duyarsızdır (insülin rezistansı), pankreas insülin salgısını artırır ama bu bile yeterli olmaz. Tip 2 diyabet erişkin yaşta (ortalama 45) ve özellikle obezlerde ortaya çıkar, tüm diyabetlerin %90-95'ini(...)
  • Toksin
    Toksin; canlıda oluşan zehirli madde. Örneğin bakteri toksini, endotoksin.
  • Tomografi
    Tomografi; bilgisayarlı tomografi. X ışını gönderen bir tüp hastanın çevresinde döner, karşı taraftaki detektör görüntüleri alır. Bunlar bilgisayar ile işlenir. Böylece kesitsel görüntüler elde edilir. Kesit aralıkları 1-10 mm arasında değişir.(...)
  • Transaminazlar
    Transaminazlar, amino grubunun bir molekülden diğerine moleküle transferini sağlayan enzimlerdir. Genelde verici molekül aminoasit, alıcı ise alfa-2 keto asittir. En çok bilinen iki enzim, serum glutamic oxaloacetic transaminase (SGOT, AST)(...)
  • Trigliserid
    Trigliserid, vücutta en çok depolanan yağ. Trigiserid üç molekül yağ asiti ve bir molekül gliserol içerir. Trigliseridler kanda artarsa, kalp damar hastalığı riski de artar. Trigliseritler hem gıdalarla alınır hem de vücutta karbonhidratlardan(...)
  • Trimester
    Trimester, 3 aylık period. Özellikle gebelikte kullanılır. 1. trimester 0-13 hafta, 2. trimester 14-26 hafta, 3. trimester 27-40 hafta arasıdır. Aslında fetusun gelişmesinin 3 ayrı evresidir. 1. trimesterde hücreler farklılaşır, 2. trimesterde(...)
  • Tromboz
    pıhtı
  • Tru Cut Biyopsi
    Tru Cut Biyopsi; Kalın iğne biyopsisi (Kor, core biyopsi): Bu iğnelerde, kitenin içinden silindirik doku parçaları alabilen bir mekanizma vardır. İİAB de tek tek hücreler elde edilirken, kalın iğnede küçük bir doku alınır.
  • turkcerrahi.com
    turkcerrahi.com, Laparoskopik & Genel Cerrahi Sitesi. Hastalıklar hakkında bilgiler, ders notları, ameliyat videoları ve orijinal çizimler sunan web sitesi.
  • u

  • Ultrasonografi
    Ultrasonografi; ultrason. Radyolojik bir tekniktir. Derindeki dokuları incelemeye yarar. Cihazın probu ultrasonik ses dalgaları üretir (1 milyon-10 milyon hertz, (megahertz)). Ses dalgaları dokulara çarpıp geri döner (eko, yankı yapar). Ses(...)
  • Umbilikal
    Göbekle ilgili. (Tıp: Umbilical)
  • Umbilikal Arter
    Umbilikal arter, göbek kordonu içindeki çift arterdir. Umblikal arterler bebeğin kalbinin pompaladığı oksijensiz ve besinsiz kanı taşır. Fetüsün internal iliak arterlerinden çıkar, plasentaya girer. Doğumdan sonra oblitere olur (kapanır) medial(...)
  • Umbilikal Herni
    Göbek fıtığı. Göbekteki açıklıktan bağırsakların dışarı çıkması. Genellikle çocuklarda görülür. 1-2 yaşına kadar kendiliğinden kapanır. Genellikle zararsızdır. 4 yaşına kadar iyileşmemişse ve erişkinde cerrahi tedavi gerekebilir. (Tıp:(...)
  • Umbilikal Ven
    Umbilikal ven, göbek kordonu içindeki vendir. Umblikal ven, plasentedan gelen oksijenli ve besinli kanı taşır fetusun portal venin sol dalına dökülür. Doğumdan sonra oblitere olur (kapanır) ve karaciğerin round ligamanı (ligamentum teres(...)
  • USG
    Ultrasonografi; ultrason. Radyolojik bir tekniktir. Derindeki dokuları incelemeye yarar. Cihazın probu ultrasonik ses dalgaları üretir (1 milyon-10 milyon hertz, (megahertz)). Ses dalgaları dokulara çarpıp geri döner (eko, yankı yapar). Ses(...)
  • v

  • Varis
    Varis; venlerin (toplardamar) kalıcı olarak genişlemesi, uzaması ve kıvrımlanması. Örneğin bacak varisleri, özofagus varisleri (siroza bağlı, yemek borusunda), hemoroidler (aslında rektal varislerdir).
  • Vasküler
    Damarla ilgili. Kanın taşınmasını sağlayan kanalla ilgili.  Örneğin vasküler sistem; damar sistemi.
  • Veress İğnesi
    Veress iğnesi, laparoskopik ameliyata başlamadan önce karın içini şişirmek (pnömoperitoneum) için kullanılan yaylı bir iğnedir. İğneyi batırırken yaylı yuvarlak uç içe kaçar ve dıştaki keskin iğne karın tabakalarını deler. İğne karın içine(...)
  • Vicryl
    Emilebilir, sentetik, örgülü dikişler. Gerilme direnci 2-3 hafta sürer, 55-70 günde tamamen emilir.
  • Vücut Kitle İndeksi
    Vücut / beden kitle indeksi, kişinin ağırlığının (kg), boyunun karesine (m²) bölünmesi ile elde edilen rakamdır. Obezite indeksi (ölçütü) olarak kullanılır. Birimi kg/m² dir. Örneğin ağırlık= 70 kg, Boy = 175 cm (1.75 m) ise, VKİ= 70 ÷(...)
  • y

  • Yağ Asidi
    Yağ asidi; yağ ve karboksilik asitten oluşan uzun zincirli moleküllerdir. Yağlarda ve hücre zarında (fosfolibid ve glikolipidin bir parçası olarak) bulunurlar. Karboksilik asit -COOH içeren bir organik asittir. Yağ asitleri hayvansal ve(...)
  • Yrd. Doç. Dr. Bekir Sarıcık
    Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
  • Yrd. Doç. Dr. Yavuz Savaş Koca
    Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi