Ayakta ve Yatarak Direkt Batın Grafisi (ADBG, DÜSG), Lateral Dekübitüs Grafisi, Toraks (Akciğer) Grafileri

Ayakta ve yatarak batın grafileri, AP grafilerdir (anteroposterior), yani hastanın yüzü ışına dönüktür. Ayakta direkt batın (karın) grafileri günlük tıbbı jargonda ADBG olarak, yatarak çekilen batın grafileri ise DÜSG olarak kısaltılır (direkt üriner sistem grafisi). Ayakta ve yatarak karın grafileri diyafram - pelvis arasını kapsamalıdır.

Eğer hasta ayakta duramıyorsa, sağ - sol lateral dekübitüs grafiler, ayakta direkt batın grafisinin alternatifidir (AP çekilir).

Bu başlık altında toraks grafilerinden de bahsetmeliyiz. Çünkü sıklıkla, ayakta ya da yatarak direkt karın grafileri ile birlikte istenir.

Ayakta ve yatarak batın grafileri acillerde, akut karın ağrılarının değerlendirilmesinde sık olarak kullanılmaktadır. Akut karın ağrılarında, toraks grafisi ile ayakta ve yatarak batın grafileri üçlü olarak birlikte istenir. Çünkü akciğer bazalindeki sorunlar karın ağrısına neden olabilir, ayrıca karın içi serbest havanın tespit edilmesinde toraks grafileri daha iyi görülür.

Ayakta ve Yatarak Direkt Batın Grafisi Endikasyonları

  • Orta - şiddetli karın ağrısı veya akut karın şüphesi
  • Perforasyon şüphesi
  • Bağırsak obstrüksiyonu, ileus şüphesi
  • Böbrek taşı, üreter taşı, mesane taşı şüphesi ya da takibi (direkt grafide görünüyorsa)
  • Yabancı cisim yutulması (radyoopak)

PA Akciğer Grafisi

Direkt grafiler ile üç şekilde karın içindeki serbest hava (pnömoperiton) tespit edilebilir. 1) PA akciğer grafisi (ayakta çekilen bir grafidir), 2) Ayakta direkt karın grafisi ve 3) Lateral dekübit grafisi (hasta ayakta duramıyorsa).

Bu tetkiklerin pnömoperitonu göstermedeki spesifiteleri şöyledir; sol lateral dekübit grafi %96, PA akciğer grafisi %85, ayakta direkt batın grafisi %60, yatarak direkt karın grafisi %56 (4).

Karın Ağrısı ve Karın İçi Organların Değerlendirilmesinde Direkt Grafilerin Günümüzdeki Yeri

Direkt grafiler, ultrasonografi ve tomografinin yaygınlaşmasına kadar karın ağrısı ve travmalarda en sık kullanılan görüntüleme tetkikleri idi. Ancak günümüzde, bilgisayarlı tomografi karını değerlendirmek için en sık kullanılan tetkik haline gelmiştir. Güncel yayınların birçoğunda artık direkt grafilerin yetersizliği, hatta gereksizliğinden bahsedilir olmuştur (BT ile kıyaslanınca).

Gerçekten de direkt grafiler, karında serbest havayı, hava sıvı seviyelerini gösterse de bunların etyolojisini göstermede son derece yetersizdir. BT ile sadece indirekt bulgular değil (serbest hava, bağırsakta genişleme, seviyelenme vb), bunlara neden olan hastalık (problem) teşhis edilebilir. Örneğin perforasyonun yeri, tümör, iskemik bulgular, apandisit, ovaryan patolojiler vb, listeyi uzatmak mümkün.

Bilgisayarlı tomografi (BT) cihazlarının gelişmesi (ince kesit), hızlanması, yaygınlaşması (özellikle ülkemizde) ve tecrübe - bilgi birikiminin artması ile karın içinin değerlendirilmesi artık çok daha kolaylaşmıştır. BT deki bu olumlu gelişmelerin karın içi organları değerlendirmedeki klinik faydalarını özetlersek;

  • Birçok karın içi hastalığın tanısı laparotomi yapmadan konabilir
  • Ameliyat planlaması çok daha iyi yapılabilir (Sorun ne ise direkt ona yönelik hazırlık ve cerrahi yapılır. Eskiden laparotomi endikasyonu koyar, yapılacak işe laparotomi esnasında karar verirdik)
  • Negatif laparotomi oranları ciddi şekilde azalır.

Karın bilgisayarlı tomografilerinden (Abdomen BT) maksimum faydanın sağlanması için yazarın önerisi şudur: Hastayı muayene eden ve de (ameliyat edecek) cerrah, sadece radyoloğun raporunu okumakla ya da dinlemekle kalmamalı, radyoloğun bir kahvesini içmelidir. Bu esnada, cerrahın radyoloğa hastanın klinik ve laboratuvar bulgularından bahsetmesi, ön tanısını söylemesi ile hata oranı sıfıra yaklaşır. Ameliyat sonrası cerrahın radyolağa geri bildirimde bulunması beş beşlik bir yaklaşımdır.