Yazan: Prof. Dr. Ömer Rıdvan Tarhan
Sıvı ve elektrolit dengesinin fizyolojik regülasyonu, “akıllı ve dinamik geri bildirim (feedback) mekanizmaları” sayesinde sürekli olarak izlenir ve ayarlanır.
Bu sistemlerin herhangi birinde bozulma geliştiğinde dehidratasyon veya overhidrasyon, hiponatremi ya da hipernatremi ve çeşitli elektrolit–asit baz bozuklukları ortaya çıkar.
Bu regülasyon sistemlerinden herhangi birinin bozulması; dehidratasyon veya overhidrasyon, hiponatremi ya da hipernatremi ve klinik olarak anlamlı elektrolit bozuklukları ile sonuçlanabilir.
Sıvı-elektrolit dengesi, dört ana fizyolojik mekanizmanın uyum içinde çalışmasıyla sağlanır:
- Günlük su ve tuz alımı-kaybının dengelenmesi: Böbrekler başta olmak üzere, gastrointestinal sistem, deri ve akciğerler yoluyla gerçekleşen su ve sodyum kayıpları sürekli olarak ayarlanır.
- Susama mekanizması (Thirst mechanism): Hipotalamustaki osmoreseptörler, plazma osmolaritesindeki artışı algılayarak su alımını artıran davranışsal yanıtı başlatır.
- Antidiüretik hormon (ADH – Vazopressin): Hipotalamustan salınan ADH, böbrek toplayıcı kanallarında suyun geri emilimini artırarak plazma osmolaritesini düşürür. Temel prensip: “Suyu tut.”
- Renin-Anjiotensin-Aldosteron Sistemi (RAAS): Özellikle volüm kaybı ve hipotansiyon durumlarında aktive olur; sodyum tutulmasını, su retansiyonunu ve vazokonstrüksiyonu artırarak dolaşım hacmini korur. Temel prensip: “Sodyumu tut, hacmi ve basıncı koru.”
Bu ana sayfada sıvı ve elektrolit dengesinin fizyolojik regülasyonu özetlenmiş olup, her bir mekanizma aşağıdaki alt başlıklarda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sıvı Elektrolit Dengesi
- Giriş
- Temel Kavramlar
- Vücut Sıvı Kompartmanları ve Dağılımı
- Sıvı ve Elektrolit Dengesinin Fizyolojik Regülasyonu (ADH, RAAS ve Susama)
- Sıvı ve Elektrolit Denge Bozukluklarının Nedenleri
- Sıvı ve Elektrolit Bozukluklarının Sınıflandırılması