Mide Hastalıklarına Giriş

Midenin Bölümleri (Dıştan Görünüm)
Midenin Bölümleri; Kardia, Fundus, Korpus ve Pilor dur (pars pylorica). Pilorun da iki parçası vardır; antrum ve pilor kanalı (antrum pylorica, canalis pylorica).

Mide hastalıkları en sık görülen hastalıklardandır. Örneğin gastritlerin ve sebep olduğu hazımsızlıkların sıklığı belki soğuk algınlığından bile fazladır. Peptik ülserler de stresli yaşam ve helicobacter pylori nin yaygınlığı nedeniyle oldukça sık görülmektedir. Ülkemizde mide kanseri sıklığı oldukça fazladır, artmaya da devam etmektedir (Erkeklerde 5. sıradadır). Sonuç olarak cerrah ve dahiliyecilerin en sık karşılaştıkları hastalıkların başlarında mide hastalıkları gelmektedir.

Mide hastalıkları yüzünden uygulanan mide cerrahilerinden sonra midenin anatomisi ve fizyolojisi değiştirildiği için, postgastrektomi sendromları ile sık sık karşılaşılmaktadır (Örneğin; dumping sendromu, diyare, gastrik staz, alkalen reflü gastrit, Roux sendromu, safra taşları, kilo kaybı, anemi)

Mide; kaslardan oluşan, dolayısı ile genişleyebilen bir sindirim sistemi organıdır. Yemek borusu ile duodenum arasında bulunur. Karının üst kısmında soldadır. Sindirimin ikinci fazında (çiğnemeyi takiben) görev yapar.

Mide, içine giren yiyecekleri fiziksel (peristaltizm) ve kimyasal olarak parçalar (asit, proteaz enzimler; pepsin). Midenin proksimal kısmı (fundus, korpus) depolama görevini yaparken, distal kısmı (antrum) gıdaları karıştırır ve öğütür. Sonuçta boza kıvamında yarı sıvı bir materyal meydana gelir (kimus).

Midenin endokrin görevleri de bulunur ve doyma hissini düzenler.

Çoğu insanın zaman zaman mide problemleri yaşamıştır. Hazımsızlık ve mide ekşimesi sık görülen problemlerdir. Reçetesiz satılan ilaçlar kullanarak ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak veya daha yavaş ve az yemek, kilo vermek gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile bazı mide problemlerini çözebilirsiniz.

Aşağıdaki şikayetlerden birine sahipseniz mutlaka bir doktora görünmelisiniz:

  • Gaitada kan bulunması (siyah ya da kırmızı)
  • Kanlı kusma (siyah ya da kırmızı)
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Antiasitler ile geçmeyen mide ekşimesi, karın ağrısı
  • İstenmeyen kilo kaybı
  • Devam eden kusma veya ishal

Peptik Ülser

Mide duodenumun en iç tabakası olan mukozadaki açık yaralardır (ülserlerdir). Akut ya da kronik olabilir.” Asit - mukoza defansı” arasındaki denge bozulduğunda ortaya çıkar. Peptik ülserler kabaca toplumun %2 sinde bulunur. Bir insanın ömrü boyunca peptik ülser olma riski %10 civarındadır.

Bir süredir mide ve duodenumdaki peptik ülserlerin H. pylori enfeksiyonu ve nonsteroid antienflamatuar ilaçlarla (NSAID, ağrı kesiciler) geliştiğini biliyoruz. Bununla birlikte ülserin gelişmesi mide asiti ile oluyor. Yani “No acid, no ulcer”, “ asit yoksa, ülser yok” atasözü hala geçerlidir. Kullanılan ilaçların çoğu da asiti azaltan (H2 bloker, proton pompa inhibitörleri), yada asiti nötralize eden ilaçlardır (bazik yapılı antiasit ilaçlar). Bununla birlikte H. pylori enfeksiyonunun eradike edilmesi (antibiyotikle tedavi edilmesi) nüksü azaltır, NSAID kullanımı da bırakılmalıdır.

Peptik Ülserin Komplikasyonları: Peptik ülsere bağlı komplikasyon gelişenlerin %90 ında H. pylori infeksiyonu, sigara ya da NSAID kullanımı bulunur. Peptik ülser komplikasyonları şunlardır:

  • Kanama (arka yüzdeki ülserler)
  • Perforasyon (ön yüzdeki ülserler)
  • Obstrüksiyon (pilor stenozu)
  • Penetrasyon (arka yüzdeki ülserler)

Peptik Ülserde İlaç Tedavisi:

  • Sigara, alkol ve NSAID lerin bırakılması
  • H2 blokerler
  • Proton pompa inhibitörleri
  • Antiasit ilaçlar
  • Sükralfat
  • H. pylori eradikasyonu (antibiyotik tedavisi)

Peptik Ülserde Cerrahi Tedavi: Günümüzde ülserin kendisini tedavi etmek için ameliyat yapmıyoruz. Ancak peptik ülserin neden olduğu bazı durumlar ve komplikasyonlarda cerrahi tedavi gerekir: 1) Kanama, 2) Perforasyon (delinme), 3) İntraktibilite (ilaçla iyileşmeyen ülserler).

Mide ülserlerinin kanserden kaynaklanma ihtimali yüksektir bu yüzden tamamen iyileşmeyen mide ülserlerinde gastrektomi (midenin çıkarılması) uygulanır (aksi ispat edilene kadar mide ülserlerine, mide kanseri gözüyle bakılır). Cerrahide 4 ana yaklaşım vardır

Mide Ülser Cerrahisi (Ameliyatları)

  1. Highly selective vagotomy (yüksek selektif vagotomi, parietal cell vagotomy, parietel hücre vagotomisi)
  2. Trunkal / Selektif vagotomi - drenaj
    • Trunkal / Selektif vagotomi - Piloroplasti
    • Trunkal / Selektif vagotomi - Gastrojejunostomi
  3. Trunkal / Selektif vagotomi - antrektomi
    • Billroth I
    • Billroth II
  4. Distal gastrektomi

Gastrit

Gastrit terimi bir çöp sepeti gibidir. Her türlü hazımsızlık, epigastrik ağrı, gastroskopide görülen mide mukozasındaki değişikliklerde hep gastrit yakıştırması yapılır. Bu karışıklığa açıklık getirelim. Aslında burada gastropati ve gastrit diye iki terim kullanılması gerekir.
Gastrit, midenin patolojik incelemesinde mide mukozasında inflamasyon görülmesidir (İnflamasyon = iltihabi reaksiyon, bölgede iltihap hücreleri (lökosit) vardır) .
Gastropati, mukozada hasar ve rejenerasyon alanlarının görülmesidir (ciddi bir inflamasyon olmaksızın).
Gastrit genellikle infeksiyon (en sık H. pylori) ve otoimmun hastalıklarda ortaya çıkar.
Gastropati genellikle eksojen irritanlara bağlıdır (dış etkilere); örneğin safra reflüsü, alkol, aspirin ve diğer NSAİD ler. Gastropati iskemi ya da strese bağlı da gelişebilir.

Akut (Erozif) Gastrit (Gastropati): Diğer adlandırmalar; akut süperfisyal (yüzeyel) gastrit, akut hemorajik gastrit, akut erozif gastrit dir. Yukarıdaki tanımlamamıza göre aslında gastropati ile eş anlamlı olduğunu söyleyebiliriz. Asemptomatik olabildiği gibi ciddi kanamalara da neden olabilir.

Kronik Helicobacter Pylori Gastriti: Kronik H. pylori gastriti, dünya nüfusunun üçte ikisini etkiler ve insanlarda en yaygın kronik inflamatuar bozukluklardan biridir. Kronik H. pylori gastriti; peptik ülser, mide kanseri ve MALT lenfoması riskini artırır.

Metaplastik (Kronik) Atrofik Gastrit (Gastrik Atrofi): İnflamasyona ek olarak mukoza incelmiş, glandüler atrofi ve metaplazi söz konusudur (metaplazi, hemen her zaman intestinal metaplazi şeklindedir). Kronik gastrit şu hastalıklarla birlikte bulunur.

  • Pernisiyöz anemi
  • Mide ülseri
  • Mide kanseri
  • Subtotal gastrektomi
  • Sağlıklı, yaşlı bireylerde

Granülomatöz Gastrit: Bir granülomda, histiyosit, lenfosit ve plazmosit infiltrasyonu bulunur (granülomatöz inflamasyon). Böyle granülomlar midede görüldüğünde, granülomatöz gastrit olarak adlandırılır. Granülomatöz gastrit, bir kronik gastrit tipidir ve enfeksiyöz, noninfeksiyöz veye idiopatik olabilir. Aşağıdaki hastalıklar granülomatöz gastrite neden olabilir:

  • Crohn hastalığı
  • Sarkoidoz
  • Maltoma (MALT lenfoması)
  • H. pylori

Stres Ülseri

Birçok stres tipinde , midede birkaç saat içinde erozyonlar ortaya çıkabilir. Çoğu erozyon asemptomatiktir. Ancak %10 u kanar ya da bazan delinir. Stres ülserinin görüldüğü klinik durumlar şunlardır

  • Curling ülserleri (geniş yanığı olan hastalarda görülen stres ülserleri)
  • Ağır sepsis
  • Cushing ülserleri (kafa travması, hemoraji ya da cerrahisi geçirenlerde görülen stres ülserleri)
  • Şok

Yoğun bakım hastaları

Mide Polipleri

Polip terimi mukozada kabarıklık oluşturabilen herhangi bir nodül ya da kitle için kullanılabilir. Aslında polipoid lezyon denmelidir. Gastrointestinal polip demek, mukozadan (epitelden) köken alan proliferatif veya neoplastik lezyonlar demektir. Gastrik (mide) polipler, kolon poliplerinden çok daha nadirdir. Gerçek (epitelyal) mide poliplerinin iki tipi bulunur: 1) Hiperplastik (% 80), 2) Adenomatöz polipler (%20). Polipoid lezyonlar, gerçek polipleri de içerir.

Midenin Polipoid Lezyonları

  • Epitelial polip (%40.9)
  • Leiomyom (%37.3)
  • İnflamatuar polip (%4.7)
  • Heterotropik doku (%4.1)
  • Lipom (%3.1)
  • Nörojenik tümör (%2.1)
  • Vasküler tümör (%1.9)
  • Eozinofilik granülom (%1.5)
  • Fibrom (%1.5)

Diğer (%1)

(Kaynak Schwartz 8. Baskı sayfa: 982)

Mide Kanseri

Mide kanseri denince akla mide adenokanseri gelir (%95). Midenin diğer primer kanserleri mide lenfoması (%4), GIST (gastrointestinal stromal tümör %1) ve neroendokrin tümörlerdir (%1 den az). Ülkemizde mide kanseri sıklığı oldukça fazladır, artmaya da devam etmektedir (erkeklerde 5. sıradadır).

Mide kanseri yaşlılarda görülür. Mide kanseri 30-40 lı yaşlarda daha nadir görülür ancak genellikle daha agresif seyirli mide kanseri tipleri sıktır (difüz infitratif tip=linitis plastika ve taşlı yüzük hücreli adenokanser). Mide kanseri erkeklerde 2 kat daha fazla görülür, düşük sosyoekonomik gruplarda daha sıktır.

Mide Kanserinde Risk Faktörleri

  • Mide Kanseri Riskini Artıran Durumlar
    • Pernisiyöz anemi
    • Kan grubu A olanlar
    • Ailede mide kanseri bulunması
    • Helicobacter pylori infeksiyonu (atrofik gastrit, intestinal metaplazi, displazi)
    • Gastrektomi ve gastrojejunostomi yapılan hastalar
    • Sigara
    • Nişastalı diyet, tuzlanmış-tütsülenmiş-turşusu yapılmış gıdalar, nitratlı gıdalar (sucuk, salam, sosis vb)
    • Menetrier hastalığı
    • Familial polipozis, gastrik adenomlar, herediter nonpolipozis kolorektal kanser
  • Mide Kanseri Riskini Azaltan Durumlar
    • Aspirin
    • Taze (çiğ) meyve ve sebzeler
    • C vitamini

Mide Kanserinin Belirtileri: Mide kanserinin en sık görülen belirtileri; kilo kaybı (zayıflama), iştahsızlık (anoreksi) ve erken doymadır. Diğer semptomlar; hafif karın ağrısı (genellikle önemsenmez), bulantı, kusma ve şişkinliktir. Mide kanserinde aşikar kanama nadirdir (%5), gizli kanama sıktır ve demir eksikliği anemisine neden olur.

Mide Kanserinde Muayene: Zayıflamaya ait bulgular dışında karın muayenesi genellikle normaldir. Saptanan bulgular da ilerlemiş hastalığı gösterir:

  • Virchow nodülü: Metastatik sol supraklavikular lenf nodu
  • Irish Nodülü: Metastatik sol aksiller lenf nodu
  • Sister Mary Joseph Nodülü: Metastatik umbilikal nodül
  • Rectal shelf of Blummer, Blummer Rafı: Rektum ön ve dışında kitle palpe edilmesi
  • Krukenberg tümörü: Mide kanserinin overe metastaz
  • Malign assit (peritonitis karsinomatoza)
  • Karında kitle palpe edilmesi (omental cake (kek), büyümüş mide kanseri)

Mide Kanserinin Tanısı: Mide kanseri tanısında altın standart endoskopidir. Endoskopide kanser hem gözle görünerek tanınır hem de lezyondan-kitleden (mide kanserinden) biyopsi alınır, patolojiye gönderilir, böylece tanı konur.

Evreleme ve bazan tanıda kullanılan diğer görüntüleme yöntemleri şunlardır:

  • Baryumlu özofagus-mide-duodenum grafisi (ÖMD diye kısaltılır)
  • Abdominopelvik BT (üst+alt abdomen bilgisayarlı tomografisi)
  • Endoskopik ultrasonografi (EUS)
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET BT)

Mide Kanserinin Tedavisi: Mide kanserinin standart tedavisi, radikal subtotal (%75) ya da total gastrektomidir. Radikal terimi, mide dışında çıkarılması gerekenlerin olduğunu ima eder, şöyle ki; sağ-sol gastrik arter, sağ-sol gastroepiploik arter orijininden (kökünden) bağlanır, küçük ve büyük omentum çıkarılır, ilgili lenf nodları çıkarılır. Santimetre olarak sınır vermek gerekirse, mide kanserinin distalinde en az 2 cm, proksimalinde en az 4-5 cm sağlam sınır (doku) ile beraber mide çıkarılmalıdır.

Mide kanserinde kemoterapinin faydası vardır ancak rutin radyoterapinin faydası gösterilememiştir.

Hipertrofik Gastropati (Menetrier Hastalığı, Protein Loosing Hypertrophic Gastropathy)

Midenin, sonradan kazanılan nadir bir hastalığıdır (akkizdir). Menetrier hastalığının üç temel özelliği bulunur.

  • Mide fundus ve korpusunda dev mukoza kıvrımları vardır
  • Asit sekresyonu azalmıştır
  • Protein kaybı vardır bu yüzden hipoalbuminemi görülür

Menetrier hastalığı orta yaşlı erkeklerde daha sık görülür, ancak hem kadınlarda hem de çocuklarda özel bir pediatrik varyant olarak da görülür.

Menetrier hastalığının nedeni, epidermal growth factor reseptörlerinin (EGFR) aşırı çalışmasıdır. Midenin CMV infeksiyonu da Menetrier hastalığına neden olabilir (çocuklarda %30).

Menetrier Hastalığının Bulguları: Epigastrik ağrı (%65), asteni (halsizlik, %60), anoreksi (iştahsızlık, %45), zayıflama (%45), ödem (%38), kusma (%38).

Menetrier Hastalığının Tanısı: Yukarıdaki özelliklerin yanı sıra endoskopi ile alınan snare biyopside (kement), mukozada foveolar hiperplazi denen özel bir hiperplazi ile beraber glandüler atrofi görülür.

Menetrier Hastalığının Tedavisi: Hafif hastalıkta proteinden zengin diyet verilir. Orta dereceli hastalıkta ilaç tedavileri denenir (CMV/Helicobacter tedavisi, proton pompa inhibitörleri, oktreotid, cetuximab). İlaçla tedavi edilemeyen vakalarda total gastrektomi uygulanır.

Mide Bezoarları

Gastrik bezoar (mide bezoarı), yenilen bazı yabancı maddelerin midede birikip topaklanması ile oluşur.

Bezoarların çeşitleri şunlardır:

Fitobezoar: Bitkisel maddelerden oluşur, en yaygın bezoar türüdür. Trabzon (Karadeniz) hurması en çok suçlanan meyvedir. Erkeklerde 40-50’li yaşlarda görülür.
Trikobezoar: Saçtan oluşur (yani saç yiyenlerde görülür). Kadınlarda 20’li yaşlarda görülür. Bezoarın kuyruğu çekuma kadar uzanabilir (Rapunzel sendromu)
Farmakobezoarlar: Yutulan ilaçların birikmesi ile oluşur (örneğin uzun salınımlı nifedipin, teofilin, enterik kaplı aspirin, sodyum aljinat ve sukralfat).
Diğer Bezoarlar: Kağıt mendil, mantar, strafor bardak, çimento, vinil eldivenler vb.

Midede Yabancı Cisim

Yutulduktan sonra mideye geçen yabancı cisimler genellikle semptom vermez (şikayete neden olmaz, %80). Keskin, sivri ve büyük cisimler çıkarılmalıdır. Bu cisimler genellikle endoskopik olarak çıkarılabilir. Uyuşturucu paketi yutmuş olanlarda, paketlerin endoskopik olarak çıkarılması risklidir, paketin yırtılması, uyuşturucu kaçakçısının ölümüne neden olabilir. Bu yüzden paketlerin cerrahi olarak çıkarılması daha doğrudur.

Mallory-Weiss Sendromu

Mallory-Weiss sendromu şiddetli kusmalara bağlı gelişir. Özofagus (yemek borusu) distalinde (son kısmında) ve mide proksimalinde (başlangıcında) uzunlamasına mukozal laserasyon gelişmesidir (yırtık, intramural disseksiyon). Yırtıklar çoğunlukla (%70) bir kanamaya da neden olur (submukozal arterlerden, hematemez şeklinde kanama).

Mallory-Weiss sendromu, üst gastrointestinal sistem kanamalarının % 1-15’inin nedenidir. Şiddetli kusmanın nedeni çoğunlukla ağır alkol kullanımıdır. Hiatal hernisi olanlarda yırtılmanın daha kolay olduğunu belirten araştırmalar da mevcuttur. Gebeliğe bağlı kusmalar, karaciğer sirozuna bağlı kusmalar, ıkınma, ağır kaldırma, ciddi öksürük nöbeti, nazogastrik tüp takılması ve gastroskopi de Mallory-Weiss yırtıklarına neden olabilir.

Mallory-Weiss Sendromunun Belirtileri: Mallory-Weiss sendromu olan hastalar genellikle hematemez şikayeti ile başvururlar (kanlı kusma; kırmızı taze kan veya sindirilmiş kahve telvesi şeklinde kan). Kanamaya göğüs ve epigastrik ağrı eşlik edebilir. Hastadan anemnez alındığında, öncesinde kansız kusma, öğürme, öksürük, ıkınma öyküsü verirler.

Mallory-Weiss Sendromunun Tanısı: Endoskopide, distal özofagustan başlayıp kardiaya uzanan, uzunlamasına mukozal bir yırtık (%70) ya da yırtıklar (%30) görülür. Hiatal herni eşlik edebilir. Bu yırtıklar 24-48 saat içinde iyileşir. Bu yüzden endoskopi geciktirilirse görülemezler.

Mallory-Weiss Sendromunun Tedavisi: Kanama ciddi ise hemodinamik stabilizasyon için hasta yatırılmalıdır. Endoskopide aktif kanama varsa skleroterapi uygulanır. Medikal tedavi olarak ciddi kanamalarda intravenöz proton pompası inhibitörü (2x1), hafif ya da durmuşsa ayaktan oral proton pompası inhibitörü verilir (2x1). Gerekliyse antiemetikler de tedaviye eklenir.

Mide Volvulusu

Mide volvulusu midenin uzun ekseni (organoaksial) ya da kısa ekseni (mezoaksiyal, mezenteroaksiyal) etrafında dönmesi (rotasyonu) ile oluşur. Mide volvulusu, akut ya da kronik olabilir. 180 dereceden fazla dönüşün olduğu mide volvulusu genellikle mide obstrüksiyonuna neden olur. İlginç bir şekilde kronik mide volvulusları asemptomatik olurlar.

Mide volvulusuna genellikle büyük hiatal herniler neden olur. Midenin çok fazla mobil (hareketli) olduğu kişilerde de mide volvulusu gelişebilir.

Mide Volvulusunun Belirtileri:

  • Kronik mide volvulusunda, karın ağrısı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı (midenin akciğere baskısı), çarpıntı (midenin kalbe baskısı), mide kanaması (kronik venöz konjesyon varsa) görülebilir.
  • Akut gastrik volvulusta Borchardt triadı denen belirtiler topluluğu görülür (%70); 1) Karın ve göğüs ağrısı, 2) Kusma, 3) Nazogastrik sondanın takılamaması.

Mide Volvulusunun Tedavisi: Akut mide volvulusunun acilen ameliyat edilmesi gerekir. Kronik mide volvulusu, şikayete neden olmuyorsa (asemptomatik) ve hasta yaşlıysa (cerrahi risk) izlenebilir. Semptomatik kronik mide volvulusunda, hiatal herni onarımı ve gastropeksi yapılabilir. Gastropeksi midenin normal anatomik pozisyonuna getirilerek dikişlerle çevre dokulara sabitlenmesidir. Semptomatik kronik mide volvulusunda diğer bir seçenek, endoskopik derotasyon (midenin düzeltilmesi) + PEG ile midenin fiksasyonudur (sabitlenmesidir). (PEG; Perkütan Endoskopik Gastrostomi)

Mide Cerrahisinin Komplikasyonları
(Postgastrektomi Sendromu - Postgastrektomi Problemler)

Postgastrektomi sendromu, mide rezeksiyonundan sonra görülen problemlerdir. Tek bir klinik tablodan ya da bileşenlerde oluşan bir sendrom değildir aslında. Bu yüzden sendrom yerine problem ya da komplikasyon denmesi daha uygun olur.

Dumping Sendromu

Dumping sendromu, hiperosmolar mide içeriğinin (gıdaların) birden bire ince bağırsağa geçtiği durumlarda ortaya çıkan bir sendromdur. Piloroplasti, piloromiyotomi ve distal gastrektomilerin %5-10 unda ortaya çıkar. Çünkü bu ameliyatlarda ya pilor devre dışı bırakılmış ya da by pass edilmiştir. Dumping sendromu bazen yüksek (highly) selektif vagotomilerde de görülür (çünkü bu vagotomi, midenin genişleme kapasitesini azaltarak sıvıların hızlı boşalmasına neden olur). Dumping sendromunun iki evresi ya da çeşiti vardır; erken ve geç dumping sendromu.

Erken Dumping Sendromu: Yemekten 15-30 dakika sonra ortaya çıkar. Semptomları hastanın terlemesi, halsizlik, çarpıntı (taşikardi), kramp şeklinde karın ağrısı, sersemlemedir.

Geç Dumping Sendromu: Yemekten 2-3 saat sonra ortaya çıkar. Postprandial (reaktif) hipoglisemiye bağlıdır. Hastaya şeker verildiğinde düzelir.

Diyare

Postgastrektomi diyare; trunkal vagotomi, dumping veya malabsorbsiyona bağlı gelişir.

Trunkal vagotomilerin %5-10 u diyareye neden olur. Sadece diyare görülür, dumping sendromundaki diğer semptomlar görülmez. Zaman içinde diyare azalır. Trunkal vagotomiye bağlı diyarenin nedeni, ince bağırsak motilitesinin bozulması ve bakterilerin aşırı çoğalması (bacterial overgrowth, vagotomi mide asitini azaltır) olduğu düşünülür. Mide asitinin azalması, pankreas enzimlerinin aktive olmasını zorlaştırır. Bu da özellikle yağ malabsorbsiyonuna neden olur, o da diyareye neden olur.

Gastrik Staz (Atoni)

Mide cerrahisi sonrası mide stazı, vagotomi (midenin motor fonksiyonunda bozulma) ya da obstrüksiyona bağlıdır. Obstrüksiyon, anastomoz darlığı ya da afferent (götürücü) ansın kink yapmasına (katlanmasına) bağlıdır. Mide stazı, kusma ve şişkinliğe neden olur. Sintigrafi ile incelendiğinde sıvıların mideyi geçtiği, katıların midede oyalandığı görülür.

Mide Stazının Tedavisi: Mide motilitesini artırıcı ilaçlar verilir ve hastanın diyeti ayarlanır. Bunlar yetmezse cerrahi gerekebilir. Darlık varsa buna müdahale edilir. Mide stazının motilite bozuklukluğundan kaynaklandığı düşünülürse, subtotal gastrektomi (%75) + loop gastrojejunostomi + Braun anastomoz tercih edilmelidir. Çünkü, Roux-en-Y, gastrojejunostominin kendisi de gastrik staza neden olabilir (Roux sendromu).

Roux Sendromu

Bazı distal gastrektomi + Roux-en-Y gastrojejunostomili hastalarda, mekanik bir obstrüksiyon olmamasına rağmen, mide boşalmaz, buna Roux sendromu denir. Roux sendromununun bileşenleri; kusma, epigastrik karın ağrısı ve zayıflamadır. Endoskopide kalan mide ve Roux bacağı genişlemiş olarak görülür. Baryumlu grafilerde mide boşalmasının yavaşladığı görülür.

Roux Sendromunun Tedavisi: Mide motilitesini artırıcı ilaçlar denenir. Bu tedavi fayda etmezse cerrahi gerekir. Roux sendromunun cerrahi tedavisinde midenin %95 ya da tamamı ile genişlemiş Roux bacağı çıkarılır (rezeke edilir). Yeni bir Roux bacağı getirilir ya da jejunum loop’u getirilir + Braun anastomoz yapılır (Billroth II).

Alkalen Reflü Gastrit

Mide ameliyatı sonrası, mide sürekli safraya maruz kalıyor olabilir (örneğin piloroplastilerde ve loop gastrojejunostomide). Safra midede inflamasyona neden olur (gastrit). Midedeki safra (reflüsü); bulantı, safralı kusma ve epigastrik karın ağrısına neden olur. İlginç olarak şikayetler ameliyattan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkar.

Alkalen reflü gastritin (safra reflüsü) cerrahi tedavisi, Roux-en-Y gastrojejunostomi, duodenum güdüğü ile mide arasına 40 cm lik bir izoperistaltik jejunum parçasının konması (Henley loop) ya da Billroth II + Braun anastomozdur (entero-enterostomi).

Safra Taşları

Vagotomi safra kesesinde staza neden olur. Safra kesesi stazı da safra kesesinde çamur ve taş gelişimine neden olur.

Anemi

Mide rezeksiyonlarından sonra, hem demir hem de B12 emilimi bozulur. Mide rezeksiyonlarında, daha çok demir eksikliğine bağlı demir eksikliği anemisi, nadiren de B12 eksikliğine bağlı megaloblastik anemi gelişir.

Demir, gastrointestinal sistemin proksimalinde emilir ve demirin emilmesi için asit ortam gereklidir. Bu yüzden demir emilimi vagotomi yüzünden de bozulabilir.

B12 vitamininin emilebilmesi için midenin parietal hücrelerinde üretilen intrinsik faktöre ihtiyaç vardır. İntrinsik faktör bir glikoproteindir. B12 vitamini midede önce yine bir glikoprotein olan haptocorrin’e (R faktörü) bağlanır. Duodenumda haptocorrin pankreatik enzimler tarafından sindirilir. Serbest kalan B12, bu sefer ince bağırsakta intrinsik faktöre bağlanır ve bu şekilde emilir. B12, hücre içinde intrinsik faktörden ayrılır ve bu seferde transcobalamin II ye bağlanır (proteindir).

Kemik Hastalıkları

Kalsiyum en çok duodenumdan emilir. Duodenum by pass edildiğinde (örneğin gastrojejunostomi) kalsiyum eksikliği ortaya çıkar.

D vitamini yağda eriyen bir vitamindir. Yağ emilimi bozulduğunda D vitaminin emilimi de bozulur. Kör loopun bırakıldığı durumlarda bakteriler aşırı çoğalabilir ve bu da yağ emilimini bozarak malabsorbsiyona neden olur. İkinci senaryo, malabsorbsiyona neden olan bazı obezite ameliyatlarıdır. Bu tip obezite ameliyatlarında pankreas enzimleri ile gıdalar ayrı yoldan geçer ve bağırsağın az bir kısmında karışırlar (örneğin biliopenkreatik diversiyon ve duodenal switch ameliyatları).

Gastrostomi

Gastrostomi beslenme için yada midenin drenajı için (boşalması için) uygulanır.

Gastrostomi Çeşitleri Nelerdir?

  • Perkütan endoskopik gastrostomi (PEG)
  • Açık Cerrahi gastrostomi
    • Stamm gastrostomi
    • Witzel gastrostomi
    • Jeneway gastrostomi
  • Laparoskopik gastrostomi: Genellikle Stamm tipi gastrostomi açılır.