Özofagus Hastalıkları, Testleri, Tedavisi

Özofagus Anatomisi ve Darlıkları
Özofagus Anatomisi ve Darlıkları

Özofagus, boyundaki farinks (yutak) ile karındaki mideyi birbirine bağlayan müsküler (düz kas) bir borudur. Ortalama uzunluğu 25-30 cm dir. Kesici dişlerden mideye kadar olan uzaklık erkeklerde ortalama 40 cm, kadınlarda ise 37 cm dir (endoskopla ölçüldüğünde). Özofagus, omurganın önündedir, trakea ve kalbin arkasındadır.

Özofagusun en sık rastlanan hastalığı gastroözofageal reflüdür. Tüm yemek borusu hastalıklarının yaklaşık %75’ini oluşturur. Bu yazıda, sık görülen özofagus hastalıkları, özofagus testleri ve özofagus hastalıkları ile ilgili tedaviler ve bazı terimler özet halinde sunulmuştur. Bu yazının, özofagus hastalıklarının bir bütün olarak anlaşılmasında faydalı olacağını umuyoruz.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD, Heartburn)

Mide içeriğinin (asidinin) sık sık özofagusa (yemek borusu) geri kaçması ile oluşur. Bu asit yemek borusunu tahriş eder (özofajit). Reflü, mide ekşimesi, retrosternal yanma, öksürük veya ses kısıklığına neden olabilir.

Birçok kişi zaman zaman asit reflüsünü fark eder. Reflüye hastalık denmesi için, haftada en az iki kez hafif asit reflüsü olması ya da haftada bir kez orta - şiddetli asit reflüsü olması gerekir.

Çoğu insan hayat tarzı değişiklikleri ve ilaçlarla gastroözofageal reflü hastalığının üstesinden gelebilir. Ancak bazı hastalarda belirtileri hafifletmek için daha güçlü ilaçlar veya ameliyat gerekebilir.

Özofajit

Özofajit, yemek borusunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyon). Aşağıdaki nedenler içinde en çok gastroözofageal reflüde (mide asiti) görülür.

  • Reflü özofajiti
  • Eozinofilik özofajit (genellikle allerjik kökenlidir)
  • Lenfositik özofajit
  • İlaca bağlı özofajit (özellikle ilaçların susuz yutulması; örneğin aspirin, ibuprofen, naproksen sodyum gibi ağrı kesiciler, tetrasiklin ve doksisiklin gibi antibiyotikler, potasyum eksikliği tedavisinde kullanılan potasyum klorür, zayıf ve kırılgan kemiklerin (osteoporoz) tedavisinde kullanılan alendronat (Fosamax) da dahil olmak üzere bisfosfonatlar, kalp problemlerini tedavi etmek için kullanılan kinidin
  • İnfeksiyöz özofajit: Özofagustaki dokularda bakteri, viral veya mantar enfeksiyonu, özofajit oluşturabilir. Enfeksiyöz özofajit nadirdir ve HIV / AIDS'li veya kanserli kişiler gibi zayıf bağışıklık sistemine sahip olan kişilerde sık görülür. Candida albicans adı verilen (ağızda normalde bulunan bir mantar) enfeksiyoz özofajitin yaygın bir nedenidir. Bu tür enfeksiyonlar genellikle zayıf bağışıklık sistemi, diyabet, kanser, steroid veya antibiyotik kullanımına bağlıdır.

Özofajit ağrılı, zor yutma (disfaji) ve göğüs ağrısına neden olabilir.

Özofajit tedavisi altta yatan nedene ve doku hasarının ciddiyetine bağlıdır. Tedavi edilmediği takdirde, özofajit yemek borusunun mukozasına zarar verebilir, özofagusta daralmaya, kısalmaya neden olabilir ve gıdalardan ve sıvılardan mideye geçişini zorlaştırabilir.

Barrett Özofagus

Sürekli asite maruz kalan özofagus mukozası, ince bağırsak mukozasına dönüşür (intestinal metaplazi), buna Barrett özofagus denir. Barrett özofagusu sıklıkla uzun süreli gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) olan insanlarda gelişir.

Barrett özofagusunda, özofagus kanseri gelişme riski ile yükselir. Risk az olmakla birlikte, prekanseröz hücreler için (displazi) düzenli muayene yapmak önemlidir (endoskopi kontrolleri). Prekanseröz (kanser öncesi) hücreler keşfedilirse, özofagus kanserini önlemek için tedavi edilebilirler.

Özofagus Ülseri

Özofagus ülseri, peptik ülserin bir türüdür. Peptik ülser, asit etkisi ile oluşan ülserdir. Özofagus ülseri ağrılıdır. Reflüde hem asit hem de Helicobacter pylori adı verilen bir bakteri infeksiyonuözofagus ülserine neden olur. Nadiren, mantar ve viral infeksiyonlar da özofagus ülserlerine neden olabilir.

Özofagus Striktürü (Darlığı, Daralması)

3 hastalık grubunda özofagusta darlık gelişir.

  1. İntrinsik Hastalıklar (Özofagus Duvarı): İnflamasyon (özofajit), fibroz veya neoplazi (kanser) yoluyla daraltan hastalıklar, konjenital (özofagus atrezisi), kostik içiklesi, iyatrojenik (anastomoz darlığı, skleroterapi), radyoterapi.
  2. Ekstrinsik Hastalıklar (Dış Bası vb): Başka bir kanserin invazyonu (tiroid, mide, akciğer kanseri) veya büyümüş lenf nodu basısı.
  3. Alt Özofagus Sfinkteri (LES) İşlevini Bozan Hastalıklar: Akalazya, Nutcracker özofagus.

Peptik darlıklar tüm özofagus striktür vakalarının% 70-80'ini oluşturur.

Özofageal Motilite Bozuklukları

Akalazya (Achalasia)

Akalazya, özofagusun lonlitüdinal (dışta) ve sirküler kas tabakaları arasında bulunan bir sinir ağı olan myenterik pleksusdaki gangliyon hücrelerinin ilerleyici dejenerasyonundan kaynaklanır. Nitekim patolojide de ganglion hücrelerinin azaldığı tespit edilir. Ganglion dejenerasyonu, alt özofagus sfinkterinin gevşeyememesine ve distal yemek borusunda peristaltizm kaybına yol açar. Nadir bir hastalıktır (toplumun 10 binde birinde görülür). Erkek, kadın oranı eşittir. 25-60 yaş arası görülür.

Akalazya hastalarında en sık görülen semptomlar, katılar için disfaji (% 91) ve sıvılar disfaji (% 85) ve yumuşak sindirilmemiş gıda veya tükürük regürjitasyonudur (% 76-91). Akalazya sinsice başlar, yavaş yavaş ilerler. Hastalar, genellikle tanı almadan önce yıllarca bu belirtilerle yaşarlar (ortalama 4.7 yıl). Bu hastalar yanlışlıkla, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), psikolosomatik ve diğer tanılarla takip edilirler.

Akalazya Tanısı:

  • Direkt grafilerde mediastinal genişleme ve mide fundusunda bulunması gereken gazın olmaması dikkati çeker.
  • Baryumlu özofagus grafilerinde özofagusta genişleme (megaözofagus; >6 cm), özofagusta uzama ve açılanmalar, sigmoid görünüm, özofago gastrik bileşkede kuş gagası görünümü (yavaş yavaş, sivri bir incelme), peristaltizmin kaybolması (aperistaltizm), baryumun mideye geçişinde gecikme görülür.
  • Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, özofagus içinde gıda artıkları, genişlemiş özofagus, ve hava ile kendiliğinden açılmayan alt özofagus sfinkteri gözlenir.
  • Özofagus manometrisinde distal ⅔ lük kesimde peristaltizm kaybı, alt özofagus sfinkterinde gevşeyememe ve yüksek istirahat basıncı saptanır.

Akalazya Tedavisi: Tedavide alt özofagus sfinkterinin basıncının azaltılması hedeflenir.

  • Endoskopik pnömotik dilatasyaon (balonla)
  • Cerrahi özofago-kardio-miyotomi (açık, laparoskopik) + fundoplikasyon
  • Per Oral Endoskopik Miyotomi (POEM), henüz tam etkinliği kanıtlanmamıştır
  • Botulinum toksin injeksiyonu (botoks)
  • İlaç tedavisi (nitratlar ve kalsiyum kanal blokerleri)

Diffüz (Distal) Özofageal Spazm (DES)

Distal özofagusta belli bir düzeni olmayan eş zamanlı kasılmalar (kontraksiyonlar) ile karakterizedir. Normalde özofagus kontraksiyonları gıdayı ilerletmek için koordineli bir biçimde (birbirini takip eden şekildedir) (vidalı pompa gibi). Geleneksel manometride, DES yüzde 20 veya daha fazla eşzamanlı kasılmalar ile tanımlanır (amplitüd> 30 mmHg). DES'li hastaların çoğu genellikle LES'in normal gevşemesine rağmen, hastaların yaklaşık üçte birinde yüksek istirahat basıncı veya eksik gevşeme (relaksasyon) saptanır. Bu hastalık disfaji ve göğüs ağrısına neden olur.

Nutcracker Esophagus (Hypertensive Peristalsis, Spastic Nutcracker, Hypercontractile (jackhammer) Esophagus)

Fındıkkıran özofagusta, normal sıralı (koordineli) kasılmalar vardır ancak, kontraksiyonların amplitüd (şiddeti) ve süresi uzundur. Geleneksel manometride, nutcracker özefagus, sıvı yuttuktan sonra, 10 cm'lik distal özofagusta, 220 mmHg'yi aşan yüksek amplitüdlü peristaltik kasılmalar ile tanımlanır. Nutcracker özefagus olan birçok hastada ayrıca hipertansif LES bulunur. Diffüz özofageal spazmdan farklı olarak genellikle asemptomatiktir.

Hypertensive Lower Esophageal Sphincter (Hipertansif Alt Özofagus Sfinkteri)

Hipertansif LES, konvansiyonel manometride, mid-respiratuar fazda (solunumun ortasında) 45 mmHg'nin üzerinde LES istirahat basıncı olmasıdır. Diffüz özofageal spazmdan farklı olarak genellikle asemptomatiktir.

Özofagus Kanseri

Çoğu özofagus kanseri skuamöz hücreli karsinom ya da adenokarsinomdur (%95). Özofagus kanserlerinin çoğu özofagogastrik bileşke ve kardia kökenlidir. Kuzey ve doğu Afrika ile Doğu Asya’da insidens orta Amerika’ya göre 16 kat daha fazladır. Sebzeden fakir beslenme, sıcak gıdalar, tütsülenmiş gıdalar, sigara ve alkol, Barret özofagusu risk faktörüdür.

Özofagus kanseri kendini ilerleyici (progresif) yutma güçlüğü, zayıflama ile gösterir. Bazan gizli kanamalar demir eksikliği anemisine neden olur. Erken evre özofagus kanserinde (T1-2, N0, M0) önce cerrahi (özofajektomi) sonra kemoterapi, radyoterapi uygun seçenek iken, T3-4 kanserlerde önce kemoradyoterapi, sonra uygunsa cerrahi daha iyi bir seçenektir. Metastatik özofagus kanserlerinde rezeksiyon önerilmez (periton, akciğer, kemik, adrenal, beyin ve karaciğer metastazı).

Korozif Özofajit (Özofagus Yanığı, Kostik İçilmesi)

Kostik; yakıcı, aşındırıcı maddedir, genellikle kuvettli asit ya da bazdır. Çocuklar kostiği yanlışlıkla içer ve tadını anlayınca bırakır, bu yüzden az miktarda içerler. Genç ya da erişkinler genellikle intihar maksatlı olarak kostik içtikleri için daha bol miktarda içerler. Aklaliler (bazlar) miktar olarak daha çok içilir, asitler ise içer içmez ağız ve yutakta (farinks) yanık ve ağrıya neden olduğu için daha az içilir. Kostik içildiğinde akut dönemde yemek borusu ve midede perforasyona (delinmeye) neden olur. Perforasyon olmazsa kronik dönemde, özofagus darlığı gelişerek, yutma güçlüğüne neden olabilir.

Kostiğin oluşturduğu zarar şunlara bağlıdır;

  1. Kostiğin miktarı,
  2. Özelliği ve konsantrasyonu (yoğunluğu), D
  3. okulara temas süresi.

Asit ve bazların hasar mekanizmaları da farklıdır. Bazlar dokuyu eritir ve daha kolay perforasyona yol açar. Asitler koagülasyon nekrozu denen bir hasara neden olurlar, bu da asitin dokuya nüfuzunu sınırlar ve perforasyon daha zor gelişir.

Baz içildiğinde (örn çamaşır suyu), sirke, limon suyu ya da portakal suyu, bazı nötralize eder ve faydalıdır. Asit içildiğinde ise hastaya süt, yumurta beyazı ya da antiisat şurup-tablet verilmesi asiti nötralize eder ve faydalıdır. Hasta kusturulmamalıdır, çünkü özofagus yeniden aynı kimyasala maruz kalır. Özofagus ya da mide perforasyonu gelişirse cerrahi gerekir. Kronik dönemde darlıklar dilatasyon ya da cerrahi ile tedavi edilir.

Mallory-Weiss Sendromu (Tear, Yırtığı)

Mallory-Weiss sendromu şiddetli kusmalara bağlı gelişir. Özofagus (yemek borusu) distalinde (son kısmında) ve mide proksimalinde (başlangıcında) uzunlamasına mukozal laserasyon gelişmesidir (yırtık, intramural disseksiyon). Yırtıklar çoğunlukla (%70) bir kanamaya da neden olur (submukozal arterlerden, hematemez şeklinde kanama). Mallory-Weiss sendromu, üst gastrointestinal sistem kanamalarının % 1-15’inin nedenidir. Şiddetli kusmanın nedeni çoğunlukla ağır alkol kullanımıdır. Hiatal hernisi olanlarda yırtılmanın daha kolay olduğunu belirten araştırmalar da mevcuttur. Gebeliğe bağlı kusmalar, karaciğer sirozuna bağlı kusmalar, ıkınma, ağır kaldırma, ciddi öksürük nöbeti, nazogastrik tüp takılması ve gastroskopide Mallory-Weiss yırtıklarına neden olabilir.

Mallory-Weiss Sendromunun Belirtileri: Mallory-Weiss sendromu olan hastalar genellikle hematemez şikayeti ile başvururlar (kanlı kusma; kırmızı taze kan veya sindirilmiş kahve telvesi şeklinde kan). Kanamaya göğüs ve epigastrik ağrı eşlik edebilir. Hastadan anemnez alındığında, öncesinde kansız kusma, öğürme, öksürük, ıkınma öyküsü verirler.

Mallory-Weiss Sendromunun Tanısı: Endoskopide, distal özofagustan başlayıp kardiaya uzanan, uzunlamasına mukozal bir yırtık (%70) ya da yırtıklar (%30) görülür, hiatal herni eşlik edebilir. Bu yırtıklar 24-48 saat içinde iyileşir. Bu yüzden endoskopi geciktirilirse görülmezler.

Mallory-Weiss Sendromunun Tedavisi: Kanama ciddi ise hemodinamik stabilizasyon için hasta yatırılmalıdır. Endoskopide aktif kanama varsa skleroterapi uygulanır. Medikal tedavi olarak ciddi kanamalarda intravenöz proton pompası inhibitörü (2x1), hafif ya da durmuşsa ayaktan oral proton pompası inhibitörü (2x1). Gerekliyse antiemetikler de tedaviye eklenir.

Özofagus Varisleri

Varis genişlemiş, uzamış, incelmiş damar (genellikle de toplardamar, ven) demektir. Özofagus varisleri, yemek borusunun özellikle alt ⅓ lük kesiminde ve karaciğer sirozunun bir sonucu (komplikasyonu) olarak gelişir. Normalde gastrointestinal sistemin venöz kanı karaciğere akar. Bu kan karaciğerde işlendikten sonra (karaciğerden geçtikten sonra) vena kava inferiora dökülür (bu damar gövde ve bacakların tüm toplardamarlarının döküldüğü ana damardır). Kronik karaciğer hastalığında (karaciğer sirozu), karaciğer dokusunda fibrozis gelişir (nedbeleşme). Karaciğer fibrozu, gatsrointestinal sistemden gelen kanın karaciğer içinde dolaştığı kılcal damar ağını da tıkar (sinüzoid; karaciğeri dokusunun kapiller sistemidir). Bunun sonucu olarak da tüm gastrointestinal sistemin venöz yapısında basınç artar, buna da portal hipertansiyon diyoruz. Portal hipertansiyon ise tüm gastrointestinal sistem damarlarında genişleme ve varise neden olabilmekle birlikte, özofagus ve mide mukozası altındaki varisler kanayabildiği için önem arz eder.

Özofagus Varisinin Belirtileri: Özofagus varisleri kanamadıkça bir belirti vermez. Özofagus varisi kanadığı zaman hematemez (kanlı kusma), melena (kanlı dışkılama), kan kaybına bağlı şok gelişebilir (önce halsizlik, sonra şuur kaybı ve koma gelişebilir, ölümcül olabilir). Eğer varisler karaciğer sirozuna bağlı ise, siroz belirtileri de görülür (sarılık, kanama diyatezi (kolay yaralanma ve kanama), beslenme bozukluğu, zayıflama, karında assit (karında şişliğe neden olur), şuur bulanıklığı ve koma.

Özofagus Varisinin Tanısı: Karaciğer sirozu olan hastalarda yapılan endoskopi kontrollerinde saptanır. Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile de splenik (dalak) ven ve portal vende genişleme görülür.

Özofagus Varisinin Tedavisi: Kanama olmadan önlenmesi ve kanama olmuşsa durdurulması şeklinde özetlenebilir.

  • Kanamayı Önleme (Proflaksi): Yapılan endoskopi kontrollerinde kanayacağı düşünülen varisler, endoskopik olarak bağlanır (endoskopik bant ligasyonu). Hasta portal basıncın azaltılması için, beta bloker denen ilaçlar kullanır.
  • Kanamayı Durdurma:
    • Endoskopi: Hem tanı konur, hem de bant ligasyonu yapılır.
    • İlaç Tedavisi: Sandostatin (octreotide), portal ven akımını ve basıncı azaltır
    • TIPS (Transjuguler Intrahepatik Portosistemik Shunt): Boyundaki internal jugular venden karaciğer venine girilir, Buradan karaciğer dıkusunu delerek portal vene geçilir. Bu iki ven arasına ince bir kateter konur. Bu işlemi girişimsel radyoloji uzmanı uygular.
    • Karaciğer nakli

Özofageal Web (Perde)

Özofagus webleri, özofagus lümenini kısmen tıkayan, yüzük şeklinde, zar gibi yapılardır (kalınlığı 2 mm den incedir). Özofageal webler genellikle asemptomatiktir (belirti vermezler). Semptomatik hastalar tipik olarak katılara karşı arasıra olan disfaji ile başvururlar (yutma güçlüğü). Genellikle servikal özofagusun öz tarafından kaynaklanır.

Özofageal Ring (Schatzki Halkası)

Özofagus halkası, özofagus lümenini daraltan konsantrik (çepeçevre), 2-5 mm kalınlığındaki dokudur (yani web den daha kalın ve simetriktir). Genellikle distal özofagusta bulunurlar. Schatzki halkaları genellikle mukoza kaynaklıdır, nadiren kas kökenlidir (alt özofagus sfinkterindeki müsküler hipertrofi nedeniyle). En sık görülen özofagus halkası, Schatzki halkasıdır, mukoza halkasıdır, skuamokolumnar bileşkededir (Z çizgisi). Bazı çalışmalara göre Schatzki halkası bulunanların %97 sinde hiatel herni de saptanmıştır.

Plummer-Vinson Sendromu (Paterson-Brown-Kelly Sendromu, Sideropenik Disfaji)

Bu sendromun klasik triadı şudur; demir eksikliği olan anemisi, disfaji (yutma güçlüğü) ve servikal özofageal web (perde). Bu sendromda şu bileşenler de bulunabilir; glossit, angular (commissural) cheliitis (ağız kenarında yara), koilonychia (çukur tırnak), splenomegali, guatr. Plummer-Vinson Sendromu, özofageal ve faringeal skuamoz hücreli kanseri için risk faktörü olduğu için tanınması ve tedavisi önemlidir. Demir takviyesi sonrasında, genellikle daha anemi düzelmeden disfaji düzelir. Darlık çok ciddi ise özofagus dilatasyonu yapılır (endoskopik balon ya da dilatatör ile).

Özofagus Divertikülleri

Zenker Divertikülü (Faringoözofageal Divertikül)

Zenker divertikülü, krikofaringea kas ile inferior faringeal konstriktör kas arasındaki zayıf bölgeden, mukoza ve submukozanın bir kese yaparak dışarı doğru çıkmasıdır (pörtlemesidir). Buradaki zayıf bölgeye Killian üçgeni denir. Semtomatik Zenker divertikülleri erkeklerde 5 kat fazaldır. Orta yaş ve 70-80 li yaşlarda görülür. Zenker divertikülü pulsiyon (basınç) divertikülü ve yalancı divertiküldür (tam kat değildir, kas tabakası içermez).

Özofagusun Traksiyon (Çekme) Divertikülü

Özofagusun orta kesimindedir. Gerçek divertiküldür (Tüm özofagus tabakalarını içerir; mukoza, submukoza, kas tabakaları.) Tüberküloz ya da başka nedenlerle oluşan mediastinal lenfadinite bağlı, özofagus duvarı tam kat çekintiye uğrar. Genellikle semptom vermez ve tedavi gerekmez.

Epifrenik Divertikül

Alt özofagus sfinkterinin hemen üzerinde, sağdadır. Pulsiyon (basınç) divertilülü ve yalancı divertiküldür (tam kat değildir, kas tabakası içermez). Epifrenik divertikül genellikle Akalazya ile birlikte görülür. Bu yüzden divertikülektomi ile birlikte Heller miyotomisi de yapılmalıdır (özofago-kardiomiyotomi).

Özofagus (Yemek Borusu) Testleri

Üst Gastrointestinal Sistem (GİS) Endoskopsi (EGD (özofagogastroduodenoskopi)): Ucunda kamera ve ışık bulunana esnek bir tüp ağzdan sokulur (endoskop). Endoskop özofagus, mide ve duodenumu (oniki parmak bağırsağı) incelemenize izin verir.

Özofagus pH Monitörizasyonu (Takibi): 24 saat boyunca asitliğin (pH) izleyen bir prob burundan, özofagusa sokulur. pH'nın izlenmesi gastroözofageal reflü tanısını koymaya ve tedaviye verilen yanıtı izlemede kullanılır.

Baryumlu Özofagus Mide Duodenum Grafisi: Kişi boza kıvamındaki baryumlu bir şurubu içer. Baryum X ışınlarını geçirmez ve filmlerde beyaz olarak görülür. Baryumun özofagustan geçişi X ışınlı bir cihazla takip edilir (skopi; video olarak da kayırt edilebilir) ve ara ara filmler çekilir. Çoğu zaman, yutkunma zorluğunun sebebini bulmak (disfaji), gastroözofageal reflü, hiatal herni tanıları için kullanılır.

Özofageal Manometri: Manometri basınç ölçümü demektir. Özofageal manometri testi, bir özofageal motilite bozukluğu olup olmadığını belirlemek için kullanılır (akalazya, diffüz özofageal spazm, nutcracker özofagus, hipertansif LES (alt özofagus sfinkteri))

Özofagus Hastalıklarında Kullanılan Bazı Tedaviler ve Tanımlamalar

H2 blokerler: Histamin, midede asit salınımını uyarır. H2 reseptör antagonistleri olarak adlandırılan bazı antihistaminikler, mide asitini azaltır, gastroözofageal reflü (GÖRH) ve özofajiti iyileştirebilir.

Proton Pompası İnhibitörleri: Bu ilaçlar mide mukozasındaki asit üretim pompalarının çalışmasını engeller. Böylece mide asidi azalır gastroözofageal reflü (GÖRH) semptomlarını azaltır ve ülserleri tedavi eder.

Özofajektomi: Özofagusun cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Genellikle özofagus kanserinde uygulanır.

Özofagus Dilatasyonu: Bir balon özofagustan geçirilir ve yutmayı engelleyen bir striktür (darlık), web veya halkayı (ring) genişletmek için şişirilir. Bazan bu işlem Maloney dilatatörü denen özel özofagus bujileri (genişleticileri) ile yapılır.

Özofagus Varisleri İçin Bant Ligasyonu: Endoskopi aletine ilave apartalar takılarak, lastik toka benzeri küçük bantlar ile özofagus varisleri bantlanır (bağlanır). Bantlama, varisin nekrozu ve dökülmesi ile sonuçlanır. Bantın boğduğu kısım fibrozis (nedbelşme) ile iyileşir ve aynı yerde varis tekrar gelişmez, kanayan varisteki kanama da durdurulmuş olur.

Endoskopik Biyopsi: Endoskopi esnasında, endoskopta bulunan çalışma kanalından ilerlerilen aletlerle küçük parçalar koparılarak patoloji bölümüne gönderilir (dokularda mikroskopik inceleme yapılır).