Yazan: Prof. Dr. Ömer Rıdvan Tarhan
Magnezyum (Mg²⁺), hücre içinde potasyumdan sonra en bol bulunan ikinci katyondur. Serum magnezyum düzeyi 1.5–2.0 mEq/L (0.75–1.0 mmol/L veya 1.8 - 2.4 mg/dL) aralığındadır.
Magnezyumun Vücuttaki Dağılımı
- Kemik dokusu: %50 (yavaş değişim gösteren depo)
- Hücre içi: %49 (kas ve yumuşak dokularda)
- Ekstrasellüler sıvı: %1'den az (serum Mg²⁺). Bu nedenle serum magnezyum düzeyi her zaman toplam vücut magnezyum depolarını doğru yansıtmaz. Hücre içi eksiklik (latent hipomagnezemi) serum düzeyi normal olsa bile olabilir.
Kandaki Magnezyum Formları
Magnezyum kanda üç formda bulunur:
- İyonize (Serbest): %55-60 - biyolojik olarak aktif form
- Proteinlere Bağlı: %25-30 - çoğunlukla albümin (Hipoalbuminemide total Mg düşük ölçülebilir)
- Anyonlara Bağlı (kompleks): %10-15 - fosfat, sitrat, bikarbonata bağlı (kompleks form, aktif değil)
Hipoalbuminemi varlığında total magnezyum düşük ölçülebilirken, iyonize magnezyum normal olabilir.
Magnezyumun Fizyolojik Rolleri
Magnezyum, hücre metabolizmasında hayati öneme sahiptir:
- ATP’ye bağımlı 300’den fazla enzimin kofaktörüdür.
- ATP metabolizması, kas kontraksiyonu, sinir iletimi, kardiyak iletimi ve insülin salınımında rol oynar.
- Kalsiyum kanal antagonisti gibi davranarak kas uyarılabilirliğini ve nöromüsküler dengeyi düzenler.
⚠️ - Magnezyumun en kritik rolü, sodyum-potasyum ATPaz pompasının temel kofaktörü olmasıdır. Bu nedenle magnezyum eksikliği, potasyum ve kalsiyum homeostazını bozar. Magnezyum replasmanı yapılmadan hipokalemi ve hipokalsemi genellikle düzelmez.
Emilim, Dağılım ve Atılım
- Emilim: Büyük kısmı ince bağırsaklardan emilir; bu süreç 1,25-dihidroksivitamin D₃ (kalsitriol) tarafından desteklenir.
- Depo: Kemik dokusu önemli bir depo görevi görür; magnezyum, kalsiyum gibi kemik matrisinden yavaşça salınabilir.
- Günlük Magnezyum Gereksinimi: yaklaşık 20 mEq (≈ 200-400 mg)’dır. Fazlası idrar ve dışkıyla atılır
- Eksiklik Durumunda: Böbrekler olağanüstü bir koruma mekanizması gösterir; idrarla atılım <1 mEq/gün’e kadar düşebilir.
Böbreklerle Düzenlenme
Magnezyum dengesinin korunmasında temel organ böbrektir.
- Glomerüllerde iyonize ve bağlı formlar serbestçe filtre edilir.
- %60–70’i Henle kulpunun kalın çıkan kolunda geri emilir.
- %5–10’u distal tübülde geri emilir.
- Parathormon (PTH), glukagon ve antidiüretik hormon (ADH) magnezyum geri emilimini artırır.
- Aldosteron ve hipermagnezemi geri emilimi azaltır.
- Eksiklik durumunda böbrekler magnezyum kaybını neredeyse sıfıra indirir; fraksiyonel reabsorbsiyon %99.5’e kadar çıkar.
Hipomagnezemi için Klinik Uyarılar (Serum Mg²⁺ < 1.5 mEq/L (1.8 mg/dL))
- Hipomagnezemi Sık Görülen ve Gözden Kaçan Bir Durumdur: Diüretik kullanımı, alkolizm, diyare ve bazı ilaçlar (örn. kemoterapötikler) sık nedenlerdir.
- Elektrolit İlişkisi: Magnezyum eksikliği, potasyum ve kalsiyum metabolizmasını bozar. Dirençli hipokalemi ve hipokalsemi varlığında mutlaka magnezyum seviyeleri kontrol edilmeli ve gerekirse replase edilmelidir.
- Serum Düzeyi Yanıltıcı Olabilir: Özellikle yoğun bakım, malnütrisyon veya kronik hastalığı olanlarda, serum magnezyumu normal olsa bile hücre içi eksiklik (latent hipomagnezemi) bulunabilir. Klinik belirtiler genellikle hücre içi magnezyum düzeyi ile ilişkilidir.
- Doku düzeyini değerlendirmek için “magnezyum yükleme testi” yapılabilir: 800 mg IV magnezyum verildikten sonra hastanın >%30’unu tutması magnezyum eksikliğini gösterir. Günümüzde sınırlı kullanıma sahiptir.
- Hipoalbuminemide total magnezyum düşük ölçülebilir; bu nedenle iyonize magnezyum değerlendirilmelidir.
Hipermagnezemi için Klinik Uyarılar (Serum Mg²⁺ > 2.0 mEq/L (2.4 mg/dL))
- Preeklampsi Tedavisi: Obstetrik ve genel cerrahinin kesişiminde; eklampsi profilaksisi/tedavisi için MgSO4 infüzyonu yapılan hastalar yakından monitorize edilmelidir. DTR'lerin kaybı, hipermagnezeminin erken bulgusudur. Ca glukonat, Mg²⁺'un toksik etkilerine karşı antidottur.
- İyatrojenik Risk: Hipermagnezemi sıklıkla iyatrojenik bir sorundur. Böbrek yetmezliği olan hastalara magnezyum içeren ilaçlar (antiasit, laksatif) reçete edilirken son derece dikkatli olunmalıdır.
- Refleks Takibi: Derin tendon reflekslerinin kaybı, nöromüsküler blokajın erken ve güvenilir bir göstergesidir. IV magnezyum tedavisi alan hastalarda refleksler düzenli olarak kontrol edilmelidir.
- Böbrek Yetmezliği: Hipermagnezemi gelişimi için en büyük risk faktörü böbrek yetmezliğidir. Bu hastalara magnezyum içeren ilaçlar (laksatifler, antiasitler) çok dikkatli verilmeli veya verilmemelidir. Böbrek fonksiyonu bozuk olan bir hastada hipermagnezemi gelişirse, tedavi planında diyaliz erken düşünülmelidir.
🚨 - Ayırıcı Tanıda Önemli Klinik Uyarı: Hipermagnezemi, fiks-dilate pupil ve koma tablosu oluşturarak beyin ölümü veya beyin sapı herniasyonunu taklit edebilir. Bu nedenle açıklanamayan nörolojik baskılanma durumlarında mutlaka ayırıcı tanıda düşünülmelidir.
Sıvı Elektrolit Dengesi
- Giriş
- Temel Kavramlar
- Vücut Sıvı Kompartmanları ve Dağılımı
- Sıvı ve Elektrolit Dengesinin Fizyolojik Regülasyonu (ADH, RAAS ve Susama)
- Sıvı ve Elektrolit Denge Bozukluklarının Nedenleri
- Sıvı ve Elektrolit Bozukluklarının Sınıflandırılması