Asemptomatik

« Sözlüğe Dön

Semptom-belirti vermeyen, sessiz seyreden, subklinik hastalık. Asemptomatik ve subklinik birbirine yakın terimlerdir. Subklinik, normalden az belrtinin olduğu ya da hiç semptom vermeyen hastalıklarda kullanılır.

Hastalığın Asemptomatik Olmasının Önemi

  • Tanı koymada zorluğa neden olur
  • Hasta hastalığının ciddiyetini anlamayabilir ve tedavisini aksatabilir (şikayete sebep olmayan kanser, hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi)
  • Asemptomatik infeksiyonu olan hasta onu bilmeden başkalarına bulaştırabilir

Örnekler

  • Asemptomatik kolelitiazis: Ağrı yada başka bir şikayete neden olmayan safra kesesi taşı. Başka nedenlerle Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi vb. görüntüleme yöntemleri sırasında safra kesesi taşı saptanır.
  • Asemptomatik bakteriüri: İdrarda bakteri bulunması ancak üriner sistem enfeksiyonu veya piyelonefrit belirtisi olmaması (bel ağrısı, idrarda yanma sızı, kan, idrar renginde bulanıklık). Bu durum, bazen semptomatik idrar yolu enfeksiyonundan önce oluşur. Yaşlı kadınlarda ve kalıcı üriner kateterli (idrar sondası olan) hastalarda yaygındır. Çocuklarda altta yatan idrar yolları anormalliklerinin bir işareti olabilir. Gebelerde 12-16. haftalarında asemptomatik bakteriürinin taranması önerilir. Asemptomatik bakteriürisi olan gebe kadınlara ve ürolojik işlem planlananlarda ameliyat öncesi antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Okul çağındaki çocukların taranmasının bir faydası ve gereği yoktur.
Eşanlamlılar:
subklinik
« Sözlüğe Dön